Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2008/6730 E. 2008/8662 K. 09.07.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6730
KARAR NO : 2008/8662
KARAR TARİHİ : 09.07.2008

MAHKEMESİ : TARSUS 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/03/2007
NUMARASI : 2006/273-2007/127
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı,3665 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 3194 Sayılı İmar Yasasının 18. maddesi uyarınca oluştuğunu,aynı yasanın 17. maddesi uyarınca belediye hisselerinin diğer paydaşlara payları oranında satıldığını,imar uygulamasının idari yargıda iptal edilmesi sonucu geriye dönüş cetvelleri uyarınca tescil işlemlerinin yapılabilmesi için satılan payın iadesi gerektiğini ileri sürerek davalıya satılan payın iptali ile belediye adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının sattığı payın düzenleme ortaklık payı ile elde edilmiş hisse olmadığını,imar uygulamasının da paydaşların payları adaletli dağıtılmadığı için iptal edildiğini belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,3194 Sayılı İmar Yasasının 17. maddesi uyarınca tarafların serbest iradeleri ile pay satışının yapıldığını,önceki satış bedeli üzerinden iade isteminin de hakkaniyete uygun olmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, satışın iptali hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil istemi ile açılmış olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Öncesi kadastral çap olan niza konusu 3665 ada 2 sayılı imar parselinde davacı belediye ve davalı Ş.ile birlikte dava dışı kişiler paydaş iken 3194 sayılı yasanın 17. maddesi uyarınca belediye hisseleri davalıya satılmış ancak, imara dayanak teşkil eden idari işlem iptal edildiğinden şeklen ayakta kalan imar parseli hukuki dayanaktan yoksun kalmıştır. Davacı Belediye imara dayanak teşkil eden idari karardan önce taşınmazdaki payını davalıya satış yoluyla intikal ettirmiştir. Davacı belediyenin satışının da belediye encümen kararına dayandığı tartışmasızdır.Hemen belirtilmelidir ki, 1580 Sayılı Belediye Kanunun 70 ve 83. maddelerine yorum getiren gerek Adli gerekse İdari Yargı kararlarında belediye taşınmazlarının satışına karar verme yetkisinin, belediye meclislerine ait olduğu ilkesi benimsenmiş ve yargısal uygulama bu yönde istikrar kazanmış iken bu defa 28.12.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5272 Sayılı Yasa ile 1580 Sayılı Belediye Kanunu iptal edilmiş ve 5272 Sayılı Yasanın 18/e ve 34/g maddesi hükmü ile belediyeye ait taşınmazların satışı yine belediye meclisinin kararına bağlı kılınmış, aynı ilkeler sonradan yürürlüğe giren 5393 Sayılı Belediye Yasasının 18/e ve 34/g maddeleriyle de korunmuştur. Bu nedenle meclis kararına bağlı olmaksızın belediye encümen kararına dayalı olarak davalıya yapılan satış kural olarak geçersizdir.
Nevar ki, geçersiz olan bu satıştan dolayı belediyenin kadastral çaptan gelen payının sadece şeklen ayakta olup gerçekte hukuki dayanaktan yoksun olan yolsuz tescil durumundaki imar parseline yansıtılması mümkün değildir.
Hal böyle olunca, öncelikle mahkemece davacı belediyeye imar parselinin kadastral çapa döndürülmesi için yetki ve önel verilmesi, bu davanın sonucuna göre kadastral çapa dönüldükten sonra yukarıda belirtilen yasa maddeleri de göz önüne alınarak yapılacak inceleme ve değerlendirme ile eldeki dava hakkında hüküm kurulması gerekirken, aksi düşüncelerle davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428.maddesi gereğince, BOZULMASINA,alınan peşin parcın temyiz edene geri verilmesine,9.7.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.