Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2009/3105 E. 2009/7001 K. 17.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3105
KARAR NO : 2009/7001
KARAR TARİHİ : 17.06.2009

MAHKEMESİ : TUZLA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/04/2007
NUMARASI : 2004/1002-2007/270

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, üyesi bulunduğu Kooperatifin davaya konu E-blok 10 numaralı daireyi adına tahsis ettiğini, davalının bu daireyi haklı bir neden yokken işgal ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemiştir.
Davalı, çekişmeli dairenin kendisine tahsis edildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, E-blok …numaralı dairenin davacıya ait olduğu gerekçesiyle davalının elatmasının önlenmesine ve kısmen ecrimisile karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 29.04.2008 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat ile temyiz edilen vekili Avukat geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, paylı mülkiyete konu taşınmazdaki çekişmeli bağımsız bölümün aidiyetinin tespiti, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, özellikle noksanın tamamlanması yoluyla getirtilen belgelerden, dava dışı kişiler adlarına paylı biçimde kayıtlı ..sayılı parselde dava dışı kooperatif tarafından yapılaşmaya gidildiği ve mevcut uyuşmazlığın E-Blok ….numaralı bağımsız bölümden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Davacı, çekişmeye konu bağımsız bölümün üyesi olduğu kooperatifçe tahsis edildiğini, davalının bu yerde bir hakkı bulunmadığını ileri sürerek eldeki davayı açmış; davalı ise, kendisinin de kooperatif üyeliğinin sürdüğünü ve anılan bölümün kendisine tahsis edildiğini savunmuştur.
Ortaya çıkan uyuşmazlığın, çekişmeli bağımsız bölüm bakımından kooperatifçe taraflara yönelik olarak gerçekleştirilen işlemlerden hangisinin diğerine karşı üstün tutulacağının saptanmasıyla çözümlenebileceği; bunun için de, kooperatife ait tüm defterlerin kesintisiz incelenmesinin zorunlu bulunduğu açıktır.
Ne var ki mahkemece hükme yeterli bir araştırma yapılmamış, bilirkişi raporunda değinilen belge ve defterlerin ikmali sağlanarak bilirkişi kuruluna tevdi edilmemiş, eksik soruşturma ile hüküm kurulmuştur. Hal böyle olunca, kooperatife ait tüm defter ve belgelerin getirtilerek bilirkişilere tevdi edilmesi, oluşan bağımsız bölümler hakkında kura çekilip çekilmediği ve bu arada ferdileşmeye gidilip gidilmediği hususlarının belirlenmesi; kooperatifin çekişmeli bağımsız bölümle ilgili işlemleri sırasıyla denetlenerek tarafların kişisel haklarının açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik soruşturma ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Davalının temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulüyle, hükmün HUMK.’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 13.12.2007 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 550.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, 17.06.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.