YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6081
KARAR NO : 2009/6862
KARAR TARİHİ : 15.06.2009
MAHKEMESİ : KIRKLARELİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİTARİHİ : 19/12/2006NUMARASI : 2005/639-2006/693 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, paydaşı oldukları 29 ada … Parsel sayılı taşınmaza davalı kooperatife ait 29 ada 61 parsel sayılı taşınmazdaki binanın 11.85m2’lik tecavüzü olduğunu ileri sürerek, el atmanın önlenmesi,yıkım ve ecrimisil isteminde bulunmuşlar, yargılama sırasında ecrimisil isteklerinden feragat etmişlerdir. Davalılar, fen elemanlarınca yapılan ölçümden sonda binanın inşa edildiğini ve iyi niyetli olduklarını belirterek davanın reddi ile temliken tescil isteğinde bulunmuşlardır. Mahkemece, ecrimisil talebinin feragat nedeniyle reddine, el atmanın önlenmesi ve yıkım davasının kabulüne karar verilmiştir.Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ’in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava,çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve yıkım isteklerine ilişkindir.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Dosya içeriğinden,toplanan delillerden; çekişme konusu 29 ada … Parsel sayılı taşınmazda davacıların paydaş oldukları, 29 ada … parsel sayılı taşınmazda ise kat mülkiyeti kurulu bina ve dava dışı bağımsız bölüm maliklerinin bulunduğu anlaşılmaktadırDavacılar, 29 ada … parsel sayılı taşınmazdaki binanın kendi taşınmazlarına taşkın olduğunu ileri sürerek S.S. T….Yapı Kooperatifi ile T….Sitesi Yönetim Kurulu Başkanlığı aleyhine eldeki davayı açmışlardır. Bilindiği gibi, davada gerçek ve tüzel kişiler yada bunların yasal temsilcileri taraf olma ehliyetine sahiptir. Site yönetiminin tüzel kişiliği ve bu nedenle taraf ehliyeti yoktur. Öte yandan yıkım istekli davalarda yıkılması istenilen ve mütemmim cüz niteliği taşıyan binanın yer aldığı bağımsız bölüm malikleri arasında mecburi dava arkadaşlığı söz konusu olduğundan tümünün davada yer almasında zorunluluk vardır. Aksi halde malikleri bakımından bölünme olanağı olmayan yıkım isteğinin yerine getirilmesine yasal olanak yoktur.Oysa, bağımsız bölüm maliklerinin tümüne yöneltilen bir husumet bulunmadığından, başka bir deyişle tüm bağımsız bölüm maliklerine davada yer verilmediğine göre, eldeki davanın dinlenilmesine olanak yoktur.Hal böyle olunca davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir. Davalıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir.Kabulü ile hükmün açıklanan nedene hasren HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine,15.6.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.