YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6979
KARAR NO : 2009/12800
KARAR TARİHİ : 10.12.2009
MAHKEMESİ : ANTALYA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİTARİHİ : 29/11/2007NUMARASI : 2005/493-2007/351 Taraflar arasında görülen davada;Davacı,1826 parsel sayılı taşınmazın hükmen adına tescil edildiğini, ancak yapılan imar uygulamaları ile adına kayıtlı taşınmazının bir bölümünün uygulama içerisine alınarak davalılar adına sicil kaydının oluşturulduğunu böylece mükerrer tapunun söz konusu olduğunu ileri sürerek, bu kısımların iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.Mahkemece, davacının iddiası sabit görülerek davanın kabulüne karar verilmiştir.Karar, bir kısım davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Davacı, 9.12.2005 tarihli dilekçesiyle 20.2.2002 tarihinde kesinleşen 2000/ 1641-1472 sayılı ilamla dava konusu taşınmazın 1826 parsel olarak 8750 m2 miktarla adına tescil kararı verildiğini; 4.8.2003 tarihinde tescil edildiğini; bu arada iptal edilen imar planı çerçevesinde 20098 ada, 1 ve 20266 ada , 1 sayılı imar parsellerinin oluşarak davalılar adına tescil edildiğini ileri sürüp, çakışan bölümler yönünden mükerrer kayıt oluşması nedenine dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.Davalılar,imar planının iptali durumunda ancak, kadastral parselin ihyasının istenebileceğini, kayıtların idari bir karara dayandığını savunmuşlar, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı tarafından davalılardan Hazine ve belediye aleyhine açılan tescil davası sonucunda 10.12.2001 tarih 1641/1472 sayılı kararla kadastro sırasında, 274 parselin etrafında tespit dışı bırakılan ve bu parselin güneyinde yer alan 8750 m2 lik bölümün, kadastrodan sonra imar ihya ve zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davacı adına tesciline karar verilerek 17.5.2002 tarihinde kesinleştiği, dava dışı Y. G.. tarafından da açılan 1999/831 esas sayılı tescil davasında 10613 m2 yerin davacı adına tesciline karar verildiği; 12.5.2006 tarihinde kesinleştiği; anılan hükmün iki kez tavzihine karar verildiği; ikinci tavzih kararı ile eldeki davanın davacısına ait taşınmaz ile çakışan bölümlerin tescil kapsamından çıkarıldığı ve taşınmazın toplam 778,54 m2 sinin tenkisi ile 9834,41 m2 olarak düzeltilmesine karar verildiği; 30.4.2007 tarihinde kesinleştiği; 20266 ada 1 parsel ile 20098 ada 1 parselin ise imar sonucu oluştuğu ve 23.2.2001 tarihinde tescil edildikleri; davacıya ait 1826 parsel ile 20098 parselin (B) = ( 514.79 m2) (K) ( 455,02 m2) (C) = (966 m2) ile işaretli bölümlerde 20266 ada 1 parselde ( E) = (0,40 m2); (L) ( 389 m2) bölümde çakıştığı 1826 parselin (D) ( 189.74) m2 si ile (M) = ( 805 m2) yerin imar yolunda kaldığı anlaşılmaktadır.Hemen belirtmek gerekirki sözü edilen imar uygulamasına karşı dava dışı Y. G.. tarafından açılan davada kendisine ait 563 parselin uygulama dışı bırakılmasına ilişkin 20.9.2000 tarih 306 sayılı encümen kararının iptaline karar verilmiş ve yerel mahkeme kararının gerekçesinde buna yer verilmiş ise de kararın henüz kesinleşmediği belirtilmiştir. Öte yandan Türk Medeni Kanununun 713. maddesi gözetildiğinde davacının zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleştiği anda mülkiyetin kazanıldığını ve fakat 1022 maddesi uyarınca ayni hakların tescille doğacağını kabul etmek gerekir. Kabule göre de tüm yargılama giderleri ile avukatlık parasının yalnızca uygulamayı yapan davalı Konyaaltı Belediyesine yükletilmesi de doğru değildir.Hal böyle olunca, imar düzenlemesinin iptalinin kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi, düzenlemenin iptali gerçekleşmiş ise davacı tapusu anılan düzenlemede nazara alınmadığından ve herhangi bir işleme tabi tutulmadığından iddianın konusuz kalacağının gözetilmesi; düzenlemenin hukuksal varlığını koruması durumunda ise bu husus değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken anılan hususlar gözetilmeksizin yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.Davalılar Konyaaltı Belediyesi, Hazine , İdeal Yapı Kooperatifinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün, açıklanan nedenlerden ötürü HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 10.12.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.