YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4815
KARAR NO : 2010/5915
KARAR TARİHİ : 26.05.2010
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/10/2009
NUMARASI : 2007/346-2009/408
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, davalıların 13591 parseldeki 1 nolu bağımsız bölümü 5.72 m2 lik tecavüzlü haliyle kullandıklarını ve ortak alana müdahale ettiklerini ileri sürerek elatmanın önlenmesi, projeye uygun hale getirilmesi ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.
Karar, davacı vekilince süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi . ..’nın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, kat irtifakı kurulmuş binada bağımsız bölüm ile ortak alana elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, görevsizlik kararı verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının kat irtifakı kurulu taşınmazda 1 nolu bağımsız bölüm maliki davalıların 2 nolu bağımsız bölümün bir kısmına projesine aykırı olarak müdahale ettiklerini ve ortak alanlara haksız olarak elattıklarını ileri sürerek eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Gerçekten, yapılan uygulamada yanların bağımsız bölümleri arasında inşa ettikleri duvarın davacının 2 nolu bağımsız bölümü içinde yer aldığı ve 5.72 m2 lik yerin davalıların bölümüne katıldığı görülmektedir.
Bu durumda, davada ileri sürülen isteğin Türk Medeni Kanununun 683. maddesinde sözü edilen mülkiyet hakkına dayalı olduğu ve ortak duvarın yıkımı ile projeye uygun hale getirme isteğinin bu açıdan genel mahkemenin görevinde olduğu kuşkusuzdur.
Buna karşın, mahkemece 634 Sayılı Yasadan söz edilerek görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir.
Öte yandan; davacı dava dilekçesinde projeye aykırılıktan ayrı olarak davalıların ortak yere de elattıklarını ileri sürmüş ve elatmanın önlenmesi ile yıkım isteğinde bulunmuştur. Anılan istek, 634 Sayılı Yasanın 4,16 ve 19. maddelerinin somut olayda değerlendirilmesini gerektirir. Diğer bir deyişle bu istek bakımından ortak alana ne gibi bir müdahale olduğu belirlenmemiş, mahkemenin görevli olup olmadığı tartışılmamıştır.
O halde, davacının bu yönlere ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 26.5.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.