Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2010/5619 E. 2010/7221 K. 21.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5619
KARAR NO : 2010/7221
KARAR TARİHİ : 21.06.2010

MAHKEMESİ : ELAZIĞ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/01/2010
NUMARASI : 2008/24-2010/3
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, maliki olduğu 1046 adada ifrazı yapılacak olan 15.287 m2’lik arsa ile aynı ada 3 nolu parsel üzerindeki sosyal tesis binasının da bulunduğu 7278 m2’lik arsanın “ Huzurevi yaşlı bakım rehabilitasyon tesisi” olarak kullanılmak üzere davalı idarelere satıldığını, ancak Elazığ Belediye Meclisinin 05.12.2006 tarihli kararıyla anılan taşınmazın resmi kurum alanı olan niteliğinin değiştirilerek, bir kısmının serbest kullanımlı merkezi iş alanı olarak belirlenip, kalan kısmının da sosyal kültürel tesis alanına dönüştürüldüğünü, taşınmazın en son olarak ifraz sonrası 1046 ada 8 parsel olduğunu, taşınmazın ticari amaçlara konu olacak şekilde bir kullanıma imkan tanıyacak imar planı değişikliğinin hukuka uygun olmadığını, davalılara bu hususta keşide edilen ihtarnamelerden sonuç alınamadığını ileri sürerek, 1046 ada 8 nolu parselin tapusunun iptali ile satış bedeli karşılığında adına tescili isteminde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi .. raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, konusuz kaldığı gerekçesiyle, dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 1046 ada 6 parsel sayılı taşınmazın davacı idare tarafından 28.12.2004 tarihli akitle davalılara satış yoluyla temlik edildiği, ifraz ile 1046 ada 7 ve 8 nolu parsellerin oluştuğu anlaşılmaktadır. Davalılara satış biçiminde temlik edilen taşınmazın bir bölümüne satıştaki asıl amaca uygun olarak huzurevi yapıldığı, taşınmazın kalan bölümünün ticari alana çevrildiği, davacının temlikteki koşulların tam olarak yerine getirilmediği iddiasıyla eldeki davayı açtığı, daha sonra belediyece yeniden karar alınarak anılan yerin resmi kurum alanına dönüştürüldüğü, böylece eldeki davanın konusunun kalmadığı, öte yandan davadaki istek itibariyle taşınmazın tüm paydaşları aleyhine dava açılması gerektiği bu nedenle davalı il özel idaresinin olayda bir dahli olmayıp yasal hasım konumunda bulunduğu, davada karar verilmesine yetecek delillerinde toplandığı gözetildiğinde, mahkemece davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararda bir isabetsizlik yoktur.
Ancak, yukarıda özetlendiği üzere davacının davasında haklı olduğu belediye ilk işlemin kaldırılması ile teyit edildiğinden ve delillerde toplanmuş bulunduğundan davacı yararına nisbi avukatlık ücreti tayini gerekirken maktu avukatlık parası takdiri doğru değildir.
Davacının, bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.