Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2012/1303 E. 2012/6093 K. 24.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1303
KARAR NO : 2012/6093
KARAR TARİHİ : 24.05.2012

MAHKEMESİ : ZONGULDAK 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/09/2011
NUMARASI : 2009/587-2011/292
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan elatmanın önlenmesi,tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılamasında mahkemece asıl davanın kabulüne ; karşı davanın reddine dair verilen karar taraf vekillerince süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 25.5.2012 Cuma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenler vekili Avukat C.A. A. ile diğer temyiz eden vekili Avukat M.Ç.geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi; karşı dava tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup; Mahkemece, asıl davanın kabulüne; karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davacı E.’ın kayden maliki olduğu çekişmeli bağımsız bölüme, davalı Z.’nin haklı ve geçerli bir nedeni bulunmaksızın el attığı belirlenmek suretiyle, asıl davanın kabul edilmiş olmasında bir isebetsizlik yoktur. O halde, davalı Z.’nin tüm temyiz itirazları yerinde değildir, reddiyle aleyhindeki hükmün ONANMASINA,
Karşı davacı T..’in temyizine gelince; karşı davacı T.., çekişmeli bağımsız bölümü davacı E.’dan haricen satın aldığını ileri sürerek, harcınıda ödemek suretiyle karşı dava yoluyla çekişmeli bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiş; Mahkemece, kendisine asıl davada husumet yöneltilmediğinden, başka bir deyişle, asıl davada davalı sıfatı bulunmadığından karşı davanın koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Gerçektende, karşı davanın davacısı T..’in asıl davada davalı sıfatı bulunmadığına göre, karşı davacı sıfatıda olamayacağından, böylesi açılan bir karşı davanın, aynı dava içerisinde çözümlenemeyeceği yönündeki Mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik yoktur. Ancak, T..’in, çekişmeli bağımsız bölümü davacı E.’dan haricen satın aldığını ileri sürerek, tapusunun iptali ile kendi adına tescilini istediğine ve harcınıda yatırmış bulunduğuna göre, 1086 sayılı HUMK’nun 202.maddesi, 6100 sayılı HMK’nun 133. maddesi hükümleri gözetilerek, karşı dava olarak açılan davanın, eldeki ( asıl ) davadan tefrik edilerek, ayrı bir esasa kaydının yapılarak, müstakil bir dava olarak değerlendirilmesi gerekeceği kabul edilmelidir.Esasen bu çözüm tarzının dava ekonomisinin de bir gereği olduğu tartışmasızdır.
Hal böyle olunca, karşı dava olarak açılan davanın, asıl davadan tefrik edilerek, müstakil bir dava olarak ayrı bir esasa kaydının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek yazılı olduğu üzere karşı davanın reddine karar verilmiş olması isabetsizdir.
Karşı davacı T.. vekilinin temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenden ötürü ( 6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesi yollamasıyla) 1086 sayılı HUMK.’nun 428.maddesi hükmü gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre de, davacı karşı davalı E. vekilinin, karşı dava yönünden avukatlık ücretine ilişkin temyiz itirazının incelenmesine yer olmadığına, 21.12.2011 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden taraflardan karşı davacı Türker Baykan vekili için 900.00.-TL. duruşma avukatlık parasının karşı taraftan alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 25.5.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.