YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1487
KARAR NO : 2012/5933
KARAR TARİHİ : 22.05.2012
MAHKEMESİ : ANTALYA 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/09/2011
NUMARASI : 2010/489-2011/286
Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla duruşma günü olarak saptanan 22.5.2012 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat A.S.ile temyiz edilen davalı A.P. T. vasisi F. C. geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekil ve vasinin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava; tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; 614 ada 51 parsel sayılı taşınmazda bulunan 14 adet bağımsız bölümde davacı ve davalının paydaş olduğu, davacının fiilen taşınmazların paylaşıldığını, ancak tapuda paylı mülkiyet üzere kayıtlı olduğunu ileri sürerek fiili duruma göre bağımsız bölümlerin tapularının iptali ve taraflar adına müstakil olarak tescili isteğinde bulunarak eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, 6100 sayılı HMK 33. (1086 sayılı HUMK 76.) maddesi hükmü uyarınca olayları bildirmek taraflara hukuki nitelendirmeyi yapmak ve ona uygun yasal düzenlemeyi tayin ve tespit ederek uygulamak mahkemeye aittir.
Eldeki davada, iddianın ileri sürülüş biçimi, dava dilekçesinin içeriği ve dosyadaki mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacının, uzun süreden beri taraflar arasında oluşan kullanım nedeniyle ve taraflar arasındaki taksim uyarınca, kullanımlarında bulunan bağımsız bölümlerin adına tescilini, diğer bir deyişle bağımsız bölümlerin paylaştırılmasının ve buna bağlı olarak sicil kaydının oluşturulmasının amaçlandığı sonucuna varılmaktadır.
Bu tür bir davanın ise, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’ nun 4/b bendi uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesi’nin görev alanına girdiği gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.’nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.12.2011 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 900.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, 22.5.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.