YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1956
KARAR NO : 2012/4335
KARAR TARİHİ : 16.04.2012
MAHKEMESİ : SALİHLİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/06/2011
NUMARASI : 2010/701-2011/433
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, ortak miras bırakanları A.K.’nın mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak, 289 ada, 5 parsel sayılı taşınmazdaki ½ payını ikinci eşi olan Ş.K.’ya bağış yoluyla temlik ettiğini, Ş.’ın muristen önce ölmesi nedeniyle 289 ada, 5 parsel ve 2281 ada,13 parseldeki 3 nolu bağımsız bölümün ¼ payının miras bırakan A.’e, ¾ payının ise davalı kızlarına intikal ettiğini, miras bırakanın eşinden irsen gelen ¼ miras payını yine davalı kızına satış göstererek temlik ettiğini, taşınmazlardan birinin 3. kişiye satıldığın ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, 3. kişiye satılan taşınmaz yönünden tazminata karar verilmesini, olmadığı taktirde tenkisini istemişlerdir.
Davalı, temlik işleminin muvazaalı olmadığını, dava açma süresinin dolduğunu, belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece; “…2281 ada,13 parseldeki 3 nolu bağımsız bölümün1/4 payının mirasbırakan tarafından davalıya temlikinin muvazaalı olduğu belirlenmek suretiyle taşınmaz el değiştirdiğinden davacıların miras payı oranıda tazminata karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Ancak 289 ada, 5 parsel bakımandan muris A.’e miras yoluyla intikal eden ¼ pay bakımandan iptal tescile karar verilmesi gerektiği, öte yandan taşınmazın tamamı veya ilk temliki işlem olan bağışla devredilen ½ pay üzerinden iptal tescile karar verilmiş izlenimi yaratılmasının doğru olmadığı, diğer yandan bağışa konu kısım bakımından da tenkise tabi olduğunun gözetilmemesinin doğru olmadığı “belirlenerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda 289 ada, 5 parseldeki ¼ pay bakımından temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle miras payları oranında iptal tescile, ¾ pay bakımından tenkisine karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil, bedelin tazmini olmadığı taktirde tenkis isteğine ilişkindir.
Mahkemece; hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca miras bırakan A.tarafından davalıya yapılan temliklerin muvazaalı olduğu benimsenerek çekişmeli taşınmazlardan 13 parselde yer alan 3 nolu bağımsız bölüm bakımından bedele, 289 ada, 5 parsel sayılı taşınmaz bakımından da tenkise karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; davacıların mirasbırakan A.K.’nın ilk eşinden olma çocukları, davalının ise ikinci eşi Ş.’dan olma çocuğu olduğu, Ş.’ın mirasbırakandan önce ölümü üzerine mirasının sağ eşi A.ve tek müşterek çocukları davalı A’e kaldığı, muris A.K.’nın sağlığında kayıt maliki olduğu 289 ada, 5 parsel sayılı taşınmazdaki ½ payını ikinci eşi Ş.’a 27/02/1997 tarihinde bağışladığı, Ş.’ın ölümü üzerine daha önce bağış yoluyla temlik ettiği taşınmazın yeniden kendisine intikal eden ¼ payını, 07/01/2004 tarihinde müşterek çocukları olan davalı A’e satış suretiyle temlik ettiği, öte yandan Ş.K.’nın kayıt maliki olduğu diğer dava konusu 2281 ada, 13 parselde yer alan 3 nolu bağımsız bölümde kendisine intikal eden ¼ payını, aynı tarihli akitle (07/01/2004) davalı A’e satış yoluyla temlik ettiği, böylelikle taşınmazda bağımsız malik olan A’in 08/03/2005 tarihinde dava dışı 3. kişiye devrettiği anlaşılmaktadır.
Davacılar, dava dilekçesinde; kademeli olarak tenkis isteğinde de bulunarak eldeki davayı açmışlardır.
Bu durumda; çekişme konusu 289 ada, 5 parsel sayılı taşınmazda bağış yoluyla ½ payı iktisap eden ikinci eş Ş.’ın ölümü üzerine yeniden miras bırakan A.K.’ya intikal eden 1/2 payın ¼ ‘ü (1/2×1/4=1/8) üzerinden davacıların miras payı oranında iptal tescile karar verilmesi gerekirken 5 sayılı parselin 1/4 payı üzerinden iptal tescile karar verilmesi doğru olmadığı gibi miras bırakan tarafından aktif ve pasif malvarlığı araştırılmadan ve davacıların 3 nolu bağımsız bölümde temlik edilen ¼ payı ve 5 sayılı parselde de yine ½ payın ¼ ‘i üzerinden miras payları oranında terekeye döneceği gözetilmeden tenkis hesabı yapılması doğru değildir.
Hal böyle olunca; yukarada açıklanan hususlar gözetilerek öncelikle murisin aktif ve pasif malvarlığı saptanarak tenkis edilecek miktarın hesaplanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir.
Kabule göre de; çekişme konusu taşınmazların dava dilekçesinde gösterilen değeri üzerinden avukatlık parasının tayin ve taktir edilmesi gerekirken keşfen belirlenen ancak noksan harcı tamamlanmayan değer üzerinden fazla avukatlık ücretine karar verilmiş olmasının da doğru olduğu söylenemez.
Davalının bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.’nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine,16.4.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.