YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2773
KARAR NO : 2012/5847
KARAR TARİHİ : 21.05.2012
MAHKEMESİ : BOLU 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/06/2011
NUMARASI : 2010/502-2011/331
Yanlar arasında görülen tapu iptali, tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 1670 parselin tamamı, 2024 nolu parselin ½ payı, 1805 nolu parselin 41/42 payı elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olarak davacı ve davalı ile dava dışı kişiler adına kayıtlı iken, dava konusu olmayan başka parsellerle birlikte, Bolu 3. Noterliğinin 28.06.2010 tarihli vekaletnamesi ile davacı tarafından vekil tayin edilen davalı S.’in davacıya vekaleten 08.07.2010 tarihinde tapuda yapmış olduğu rızai taksim neticesinde, 2024 nolu parselin 1/4’er paylı olarak dava dışı N. ve davalı S.’e, 1805 nolu parselin 41/168’er payının dava dışı D. ve N.’e, 41/84 payının davalı S.’e, 1670 nolu parselinde tamamının davalı S.’e isabet ettiği anlaşılmaktadır.
Davacı, 2024 nolu parselin ½ payının yarısı olan ¼ payının, 1085 nolu parselin 41/168 payının, 1670 nolu parselin de 1/5 payının kendi adına tescilinin yapılması gerekirken tapuda yapılan rızai taksimin iradesine uygun olmayarak davalının vekalet görevini kötüye kullanmak suretiyle anılan payları kendi adına tescil ettirdiğini ileri sürerek eldeki davayı açmış, davalı 1805 nolu parseldeki davacı payını satın aldığını bu parsel yönünden davayı kabul etmediğini, ancak diğer parseller yönünden davayı kabul ettiğini bildirmiştir.
Mahkemece, davalının kabul beyanı ve tüm dosya kapsamı göz önüne alınarak davalının yapılan taksim sırasında vekalet görevini kötüye kullanıldığı belirlenmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Diğer taraftan, 1670 nolu parsel yönünden verilen kararın davacı tarafından temyiz edilmediği de görülmektedir.
Ne var ki, davacının davasının kabulüne karar verildiği halde, çekişme konusu taşınmazlarda davacının dava dilekçesi ile iptalini talep ettiği paylar dışında ve 1805 parsel dışındaki 2024 ve 1670 parseller yönünden davalının davayı kabul ettiği beyanı da göz ardı edilerek, 1085, 2024 parselde davacının miras payı oranında tapu iptal ve tescile karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.’nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.