YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2835
KARAR NO : 2012/5682
KARAR TARİHİ : 16.05.2012
MAHKEMESİ : FERİZLİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/10/2011
NUMARASI : 2011/84-2011/296
Yanlar arasında görülen tapuda cins tashihi davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı ve davalı idare vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, tapuda cins tashihine ilişkindir.
Mahkemece, idari yargının görevli olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişme konusu 517 parsel sayılı taşınmazın tarla niteliği ile davacı ve davalı E. adına paylı müykiyet üzere kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı, çekişmeli taşınmazın 30 yıldır fındık bahçesi olarak kullanıldığını, davalı paydaşın onayı olmadığı için idari yoldan cins değişikliği yapılamadığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Hemen belirtilmelidir ki; Tapu Sicil Tüzüğünün 81. maddesi uyarınca tapu sicilinde değişiklik, hak sahibi ya da yetkili makamın istemi veya mahkeme kararına dayalı olarak yapılır. Öte yandan, Türk Medeni Kanununun mülkiyete ilişkin hükümlerinde taşınmazın korunması yararlanılması konusunda uyuşmazlık halinde hakimin müdahale edebileceği öngörülmüştür.
Somut olaya gelince, dava konusu taşınmaz kayden tarla olarak görülmekte ise de gerçekte fındık bahçesi olduğu iddiası ile cins tashihi istenmiştir. Nitekim, davacı diğer paydaşın oluru alınmak suretiyle Tapu Sicil Müdürlüğünce işlem yapılması amacıyla başvurmuş, idarece yapılan 20.4.2010 tarihli tespitte 30 yıldır fındık bahçesi olarak kullanıldığı belirtilmiş ve köy muhtarıda aynı doğrultuda görüş bildirmiştir.
Davacının idareye başvurup düzeltim isteminde bulunması sırasında diğer paydaşın buna karşı çıkması üzerine idarece işlem yapılamadığına ve 2572 Sayılı İdari Yargılama Usulüne İlişkin Yasa uyarınca kişiler arasındaki anlaşmazlığın idari yargıda giderilmesi mümkün olmadığına göre paylı mülkiyetin kullanımı ve yararlanılmasını ilgilendiren uyuşmazlığın genel yargıda hakim müdahalesi ile çözümlenmesi gerekeceği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, tarafların delillerinin toplanılması, sonucuna göre işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.’nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.