Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2012/2865 E. 2012/5764 K. 17.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2865
KARAR NO : 2012/5764
KARAR TARİHİ : 17.05.2012

MAHKEMESİ : TORBALI 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/12/2011
NUMARASI : 2011/40-2011/461
Davacı tarafından davalı M.Ş. aleyhine açılan elatmanın önlenmesi davasının yapılan yargılamasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı M.S. tarafından süresinde temyizi üzerine dosya incelendi. Tetkik Hakimi ‘ın raporu okundu,düşüncesi alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve tahliye isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ne var ki; dava dilekçesinde dava değeri gösterilmediği gibi, yargılama sırasında da harç alınmaksızın neticeye gidildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, el atmanın önlenmesi isteğinin taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu açıktır. Bu tür bir davada, HUMK.’ nun 413 ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 26, 27, 28, 30 ve 32 maddelerinin öngördüğü işlemin yerine getirilmesi ve gerekli olan harcın alınması zarureti vardır.
Harçlar Kanunu harç alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re’sen) gözetilmesini hükme bağlamıştır.492 Sayılı Kanunun 32.maddesinde ise yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı vurgulanmış 30.madde hükmünde de “…muhakeme sırasında tespit olunan değerin dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa yalnız o celse için muhakemeye devam olunur; takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. HUMK’ un 409. maddesinde (6100 sayılı HMK’nın 150. maddesi) gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Oysa, mahkemece değinilen ilkeler ve düzenlemeler gözetilmeksizin ayrıca öngörülen usulü işlemler gerçekleştirilmeksizin sonuca gidilmiştir.
Hal böyle olunca; öncelikle davada elatmanın önlenmesi isteği bakımından, davacı tarafından bir değer belirtilmediği gözetilmek suretiyle, davacıya çekişme konusu taşınmazın dava değerinin sorularak açıklattırılması, değere itiraz edilmesi halinde, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde keşfen değerinin saptanması, belirlenecek değer üzerinden peşin harcın tamamlattırılması, bu koşul yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulması doğru değildir.
Davalı M.S.’ın temyiz itirazları belirtilen nedenlerle yerindedir. Kabulüyle, hükmün 12.01.2011 tarihinde kabul edilen ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.’nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 17.5.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.