YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3001
KARAR NO : 2012/5996
KARAR TARİHİ : 23.05.2012
MAHKEMESİ : PENDİK 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/11/2011
NUMARASI : 2005/338-2011/692
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi, ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, meni müdahale yönünden kabulüne, ecrimisil isteminin ise reddine ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya içeriğinden, çekişme konusu 112 parsel sayılı tarla nitelikli olup üzerinde bina yer alan taşınmazın davacı ve dava dışı kişiler adına paylı mülkiyetle kayıtlı olduğu, kat mülkiyeti veya irtifakı kurulmadığı, binanın 2 nolu dairesinde evli olan tarafların oturdukları, 12.02.2002 tarihinde boşanma davası açıldığı, tarafların boşanmalarına ilişkin hükmün 24.01.2005 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmeden sonra davalının davacı aleyhine 112 sayılı parseldeki davacı payının ½ sinin tapusunun iptali isteğiyle dava açtığı, mahkemesince katkı alacağına hükmedildiği ve kararın kesinleştiği; eldeki davanın ise 11.05.2005 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, kayda üstünlük tanınmak suretiyle elatmanın önlenmesi isteğinin kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.
Davalının öteki temyiz itirazlarına gelince, tarafların evlilik süresince oturdukları dava konusu 7 nolu dairede boşanma gerçekleşinceye kadar davalının oturmayı sürdürmesinin haksız olduğundan söz edilmesine, dolayısıyla kötü niyetli zilyedin ödemekle yükümlü olduğu ecrimisilden sorumlu tutulmasına yasal olanak yoktur. Davacı ancak boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren ecrimisil isteyebilir.
Hal böyle olunca, boşanma davasının kesinleştiği 24.01.2005 tarihi ile davanın açıldığı tarih arasındaki dönem için belirlenecek ecrimisilin hüküm altına alınması gerekirken boşanma davasının açılmasından itibaren hesaplanan ecrimisilin hüküm altına alınması doğru olmadığı gibi; davacı dava dilekçesinde 1000,00.-TL ecrimisil istediği halde 1086 sayılı HMUK’nın 74. maddesi ve 6100 sayılı HMK’nın 26. maddesi göz ardı edilerek 4.715,60.-TL olarak belirlenen ecrimisil üzerinden karar verilmiş olması da isabetsizdir.
Kabule göre de; bir talep olmadığı halde başka bir davada hüküm altına alınan katkı payı alacağından, belirlenen ecrimisilin indirilmesi ve davalı lehine hapis hakkı tanınması doğru değil ise de temyiz edenin sıfatına göre bu yön bozma nedeni yapılmamıştır.
Davalının temyiz itirazları değinilen yönler itibariyle yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenler yönünden (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.’nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 23.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.