YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4477
KARAR NO : 2012/7593
KARAR TARİHİ : 20.06.2012
MAHKEMESİ : KADINHANI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/10/2011
NUMARASI : 2010/256-2011/488
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi, ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, davalı A.Ö. ve dahili davalılar N. İ. ve S. İ.’ın haklarındaki davanın kısmen kabulüne, diğer davalılara yönelik davanın reddine ilişkin olarak verilen karar bir kısım davalılar vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davalı A.Ö. ve dahili davalılar S. İ. ve N.İ. yönünden davanın kısmen kabulüne, diğer davalılar bakımından reddine karar verilmiş, hüküm, dahili davalılar S. ve N. tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 15 ada 2 no’lu ve 15 ada 10 no’lu parsellerin, hükmen, davacı Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü adına kayıtlı bulunduğu, mahkemece, davalılardan A. Ö.’ın davacının maliki olduğu çaplı taşınmaza haklı ve geçerli bir neden olmaksızın elattığı saptanmak suretiyle bu davalı hakkında elatmanın önlenmesine ve bilirkişilerce belirlenen ecrimisile karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ancak, dava 19.8.2010 tarihinde açılmış ve davalılardan K.Ö.’ın kullanım durumunu 20 sene önce N.İ.’a, S.Ö.’ın ise kullandığı yeri yine 20 yıl önce S. İ.’a devrettiği yargılama sırasında ortaya çıkması üzerine bu kişiler davaya dahil edilmişlerdir.
Bilindiği üzere, 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nun 124.maddesi dahili davaya imkan tanıyorsa da; somut olayda davalıların çok uzun süre önce taşınmazlarda kullandıkları bölümleri dahili davalılara devrettikleri, davacının da basit bir araştırma ile gerçek kullananı saptayabileceği anlaşılmaktadır. Bir kimseye dahili dava yoluyla taraf sıfatı verilmesine yasal olanak bulunmadığı gibi kendisinin lehinde veya aleyhinde bir hüküm kurulması da mümkün değildir. Öyle ise, eski yasa zamanında gerçekleşen olgulardan dolayı (6100 sayılı Yasanın 448. maddesi gereğince) 1086 sayılı HUMK’nun uygulanması, bu durumda, dahili davalılar S.ve N. hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere bu kişiler hakkında da kabul kararı verilmiş olması doğru değildir.
Dahili davalıların, temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.’nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 20.6.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.