YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4844
KARAR NO : 2012/7640
KARAR TARİHİ : 20.06.2012
MAHKEMESİ : DENİZLİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/12/2011
NUMARASI : 2009/176-2011/455
Yanlar arasında görülen tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, tazminat isteğine ilişkindir.
Mahkemece, dava tarihine göre zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; sonradan elde edilen ve özellikle Adli Tıp Kurumundan 2659 sayılı Yasanın 7 ve 16. maddeleri uyarınca elde edilen raporlara göre hayatının ilk yıllarından itibaren hukuki ehliyetinin bulunmadığı saptanan murisi A.’nin 28.3.1997 tarihinde davalı M.’ya verdiği vekaletname kullanılarak maliki olduğu 10 parça taşınmazdaki paylarının 13.5.1997 tarihinde dava dışı kişilere satış suretiyle temlik edildiği, 31.7.2003 tarihinde de muris A.’nin öldüğü, tek mirasçısı olarak davacı R.nin kaldığı anlaşılmaktadır.
Davacı, miras bırakanın ehliyetsizliği sebebiyle vekil aracılığı ile yapılan temliklerin geçersiz olduğunu ileri sürerek 20.1.2009 tarihinde tazminat istekli eldeki davayı açmış; mahkemece, 1 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin dava tarihine göre geçtiği gerekçesi ile davanın reddi cihetine gidilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki; gerek ehliyetsizlik ve gerekse vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenlerine dayalı açılacak tapu iptal ve tescil davalarının herhangi bir hak düşürücü veya zamanaşımı süresine tabi olmaksızın her zaman açılabileceği tartışmasızdır.
Öte yandan, bir kimsenin ayın istemek yerine tazminat istenmesine mani bir durum bulunmamaktadır. Zamanaşımının başlangıcının açılacak tapu iptal ve tescil davasının reddinin kesinleştiği tarihten itibaren başlayacağında da kuşku bulunmamaktadır.
O halde, davacı bakımından ayın (tapu iptal ve tescil) davası açma hakkı bir süreye tabi bulunmadığına ve bu yönde kesinleşmiş bir ret kararı olmadığına göre davacı bakımından tazminat isteği yönünden de dava tarihine kadar bir zamanaşımı başladığı kabul edilemez.
Diğer taraftan şuda ifade edilmelidir ki; miras bırakan A.31.7.2003 tarihinde ölmüştür. 4721 Sayılı TMK nun 599. maddesi hükmü uyarınca tereke murisin ölümü tarihinde mirasçılarına intikal eder ve bu tarihten itibaren mirasçıların dava açma hakları doğar. Miras bırakan için dava açma bakımından hak düşürücü veya zamanaşımı süresi öngörülmediğine göre bunun halefi olmaları nedeniyle aynı husus mirasçıları bakımındanda geçerlidir.Hal böyle olunca, mahkemece işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Davacının, temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.’nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 20.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.