YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4873
KARAR NO : 2012/7643
KARAR TARİHİ : 20.06.2012
MAHKEMESİ : KADIKÖY 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/12/2011
NUMARASI : 2008/173-2011/598
Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece asıl ve birleşen davaların, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Asıl ve birleşen davalar, sahtecilik hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davaların reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 20.3.1990 tarihinde noterde düzenlenen vekaletname ile davacının dava dışı B.E.’i vekil tayin ettiği, 11.9.1990 tarihinde ise 59 parsel sayılı taşınmazda davacıya ait payın 50/600 ar hisse olarak davalılar M.ve Z.’ ye vekil tarafından satış suretiyle temlik edildiği, 6.11.2006 tarihinde de anılan davalılar çekişmeli payları birleşen davanın davalısı Şebnem’e tapuda satış göstererek devrettikleri anlaşılmaktadır.
Davacı, dava dilekçesinde ve yargılamanın ilerleyen aşamalarında 11.9.1990 tarihli akit tablosundaki imzanın vekile ait olmadığını, aynı zamanda 20.3.1990 tarihli vekaletnamenin de sahte olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece, sadece 11.9.1990 tarihli resmi senetteki imzanın vekile ait olup olmadığı yönünden araştırma yapılarak hüküm kurulmuştur.
Bilindiği üzere; tapu sicilinin tutulmasının bir takım prensipleri bulunduğu sabittir. Bunlardan ilki tescil, ikincisi tapu sicilinin aleniliği ve güvenilirliği, bir diğeri Hazinenin hukuki sorumluluğu, sonuncusu ise geçerli bir hukuki sebebin bulunması, başka bir deyişle sicilin illetten mücerret olmamasıdır.
Somut olayda, taşınmazın mülkiyetinin naklini sağlayan vekaletnamenin sahte olduğu iddia edildiğine göre, bunun subutu halinde sicilin geçerli bir hukuki sebebinin bulunmayacağı, buna bağlı olarakta T.M.K.’nun 1025. maddesi uyarınca yolsuz tescil niteliğini taşıyacağı tartışmasızdır.
Hal böyle olunca, 20.3.1990 tarihli vekaletnamedeki imza yönünden 14.4.1982 tarihli ve 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Yasasının 8/e ve 21.maddeleri uyarınca Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas dairesinden rapor alınması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Davacının temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.’nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 20.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.