Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2012/5476 E. 2012/5947 K. 23.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5476
KARAR NO : 2012/5947
KARAR TARİHİ : 23.05.2012

MAHKEMESİ : MENGEN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/02/2011
NUMARASI : 2010/19-2011/225
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi, yıkım ve temliken tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, elatmanın önlenmesi ve yıkım davasının kısmen kabulü ile ahır, samanlık ve odunluğun yıkımına, evin taşın bölümü yönünden asıl davanın reddine, temliken tescil davasının kabulü ile taşkın olan 19.25 m²’sinin 847 sayılı parselden ifrazı ile 848 parsele dahili ile tapuya tesciline ilişkin olarak verilen karar yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi davalı R. Ü.ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım, birleşen dava ise evin taşkın bölümüne ilişkin temliken tescil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi ve yıkım davasının kısmen kabulü ile ahır, samanlık ve odunluğun yıkımına, evin taşkın bölümü yönünden asıl davanın reddine, temliken tescil davasının kabulü ile evin taşkın olan 19.25 m²’sinin 847 sayılı parselden ifrazı ile 848 sayılı parsele dahili ile tapuya tesciline karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli 847 parsel sayılı taşınmazın davacı Kemal Yıldız ve birleşen dosyanın diğer davalılarının mirasbırakanları İ.Y.ve Z. Y.adlarına 27.2.1979 tarihinde kadastroca tespit ve tescil edildiği, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı, komşu 848 sayılı parselin 184/960 payının ise davalı tarafından 29.4.1982 tarihinde satın alma ile edinildiği, davalının betonarme binayı taşkın olacak şekilde, ahır, samanlık ve odunluğu ise tamamen tecavüzlü olacak şekilde yapmak suretiyle 847 parsel sayılı taşınmaza toplam 135.75 m² tecavüzü olduğunun keşfen saptandığı anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, taşkın yapı sebebiyle temliken tescil kararı verilebilmesi için öncelikli koşul taşkın yapı sahibinin iyiniyetli olması, binanın yıkımın fahiş zarar doğurması, yapı değerinin zemin değerine nazaran daha fazla olması, taşkın yapı sahibi tarafından öngörülen muhik tazminatın arsa malikine verilmesi ve taşkın bölümün ifrazının yasal olarak mümkün bulunmasıdır.
Gerçekten de, davacının mirasbırakanları adına kayıtlı taşınmaza davalının haksız inşaat şeklinde yaptığı ahır, samanlık ve odunluk yönünden elatmanın önlenmesi ve yıkım davasının kabulünün doğru olduğu, ayrıca, davalıya ait evin taşkın bölümü bakımından ifraz koşulu dışındaki T.M.K.’nun 725. maddesinin öngördüğü koşulların davalı yönünden gerçekleştiği toplanan ve değerlendirilen delillerle sabittir.
Ne varki, taşkın bölümün temliken tescil yönünden 3194 sayılı Yasanın 15. ve 16. maddeleri hükmü uyarınca ifrazının yasal olarak mümkün olup olmadığının Belediye Encümen Kararı ile tespit ve belirlenmesi zorunludur. Oysa, mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin bu yönden hükme elverişli olduğunu söyleyebilme imkanı yoktur.
Bilindiği üzere; İmar Yasası kamu yararı (kamu düzeni) düşüncesiyle kabul edilmiş olan ve özellikle tarafların arzu ve rızası ile berteraf edilmeyecek hükümler içeren bir yasadır. Bu niteliği ile 3194 sayılı Yasanın 16. maddesi hükmü belediye ve mücavir alan hudutları içindeki gayrimenkullerin re’sen veya müracaat üzerine tevhit veya ifrazı, bunlar üzerinde irtifak hakkı tesisi veya bu hakların terkinini Belediye Encümeninin, şayet taşınmaz belediye veya mücavir alan sınırları dışında ise bu takdir de de; İl İdare Kurullarının onayına bağlı tutmuştur. Başka bir anlatımla, 3194 sayılı İmar Kanununun 15.maddesi hükmü gereğince ifraz veya tevhit işlemlerinin yapılabilmesinde karar mercii olarak görevin 5393 sayılı Yasanın 34.maddesine göre Belediye Encümenine ait olduğu tartışmasızdır.
Hal böyle olunca, dava konusu 19.25 m2’lik bölüm yönünden ifraz ve birleştirme işleminin olanaklı olup olmadığı hususunun (hükmü yalnızca davalı temyiz etmiş ise de anılan husus kamu düzeniyle ilgili bulunması nedeniyle) yukarıda değinildiği üzere Encümen Kararına dayalı olarak açıklığa kavuşturulması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması isabetsizdir.
Davalının temyiz itirazları bu yön itibarı ile yerindedir. Kabulüyle hükmün, açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.’nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 23.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.