Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2012/6577 E. 2012/9932 K. 24.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6577
KARAR NO : 2012/9932
KARAR TARİHİ : 24.09.2012

MAHKEMESİ : EDREMİT 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/02/2009
NUMARASI : 2007/669-2009/75
Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

Dava, 3621 sayılı Yasadan kaynaklanan tapu iptal ve terkin isteğine ilişkin olup, mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca işlem yapılarak 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 sayılı Yasa hükmü gereğince hak düşürücü süreden davanın reddine karar verilmiştir.
Gerçekten de, işin esası bakımından 5841 sayılı yasanın yürürlüğü döneminde davanın hak düşürücü süreden reddedilmiş olması doğrudur. Ne var ki anılan yasa Anayasa Mahkemesinin 12/05/2011 tarih 2009/31 E 2011/77 K sayılı kararı ile iptal edilmiş ve 23.7.2011 tarihinde de Resmi Gazete’de yayımlanarak iptal hükmü yürürlüğe girmiştir.
Öyle ise, kesin hüküm halini almamış ve kazanılmış hakkın istisnasını teşkil eden bu durum karşısında 5841 sayılı yasa hükümleri uyarınca davanın reddine ilişkin mahkeme kararının , verildiği tarih itibariyle doğru olduğu düşünülse ve ayrıca Anayasanın 153.maddesine göre iptal kararı geriye yürümese de, 10/03/1969 gün ve 1/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçe bölümünde belirtildiği üzere iptalin kesin şekilde çözüme bağlanmış uyuşmazlıkları etkilemeyeceği, ancak henüz devam eden uyuşmazlıkların iptal kapsamında bulunacağı açıktır.
O halde, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararından sonra davanın hak düşürücü süreden reddine ilişkin verilen kararın doğruluğundan söz edilemez. Zira kamu düzeniyle ilgili bütün haller istisnanın kapsamına girer.
Hal böyle; olunca; işin esası hakkında 28/11/1997 tarih 5/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı doğrultusunda değerlendirme yapılmak ve yargılama masrafları yönünden de 6099 Sayılı Yasa hükümleri gözetilmek suretiyle uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması için karar bozulmalıdır.
Davacı tarafın temyiz itirazı açıklanan nedenlerden ötürü yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.’nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 24.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.