YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8858
KARAR NO : 2012/10210
KARAR TARİHİ : 27.09.2012
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakan babaanneleri … …’nun 12 parsel sayılı taşınmazını 23.09.2005 tarihinde ölünceye kadar bakım akti ile davalı oğluna devrettiğini, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, çocukluğundan beri belden aşağısı tutmayan davalıya asıl murisin baktığını, fiziken davalının bakım borcunu yerine getirmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, tapunun iptali ile miras payları oranında tescile, mümkün olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, çocukluğundan beri muris ile yaşadığını, engelli olmasına rağmen her işini yapabildiğini, bakım borcunu da yerine getirdiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmazın bakım karşılığı davalıya devredildiği, temlikin muvazaalı olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Duruşma isteği dava değeri yönünden reddedildi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayanağı yasal ve hukuksal gerekçeye, özellikle; miras bırakan …’in davalıya yapmış olduğu temlikin gerçek bakım karşılığı olduğu ve muvazaa ile illetli bulunmadığı saptanmak, öte yandan; yapılan temlikin bağış gibi sağlararası kazandırma veya vasiyetname veyahut miras mukavelesi şeklinde ölüme bağlı tasarruf niteliğinde bulunmadığından T.M.K.’nın 560 ile 571. maddesi arasında öngörülen tenkis hükümlerine tabi olmayacağı da gözetilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacılar vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak; keşfen belirlenen değer üzerinden harç ikmali yapılmadığı halde keşfen belirlenen değer üzerinden davalı taraf yararına fazla vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru değildir.
Ne varki; anılan bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 5. maddesindeki ” 3.520.-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine ” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine; “Yargılama sırasında davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 1.200.-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine ” ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekliyle düzeltilmesine, 6100 sayılı H.M.K.’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 436/2. maddesi uyarınca kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 27.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.