YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9652
KARAR NO : 2012/13634
KARAR TARİHİ : 22.11.2012
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, 03.10.1974 tarihinde ölen miras bırakanları…’ten intikal eden 60, 142, 145, 146, 167, 301, 418, 419, 420, ve 468 parsel sayılı taşınmazların miras paylarına isabet eden miktarlarının az olması sebebi ile devletten destekleme yardımı alamadıklarını, bankanın da kredi vermemesi üzerine sözkonusu taşınmazları taksim yapılmış gibi göstererek davalı mirasçıya temlik ettiklerini, ancak eskiden olduğu gibi yerleri kendilerinin kullandığını, devletten aldıkları desteklemeyi de aralarında paylaştıklarını, ne var ki 60 nolu parseli davalının bilgileri dışında üçüncü bir şahsa satış suretiyle devrettiğini, akitlerdeki taksim işleminin göstermelik olup, irade ve amaçlarına uygun olmadığını iler sürerek, tapu iptal ve pay oranında tescile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini savunmuş, karşı dava ile; anılan taşınmazları haksız yere 2003 yılından beri davalıların işgal ettiklerini ileri sürerek, elatmanın önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacıların inançlı işlem hukuksal nedenine dayandıkları, ancak iddialarını yazılı belge ile ispat edemedikleri gerekçesi ile davanın reddine, davacıların kayden karşı davacıya ait çekişme konusu taşınmazlara haklı ve geçerli bir nedenleri olmadan elattıkları gerekçesi ile karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacılar-karşı davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Asıl dava, tapu iptali ve tescil, karşı dava çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, tapu iptal ve tescil isteğinin reddine, karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillere, hükmün dayanağı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacıların tapu iptal ve tescil davasının reddine, karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacı karşı davalılar vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ne var ki; Türk Medeni Kanunun 693/son maddesi hükmü karşısında üçüncü kişilere karşı açılan elatma davaları yönünden mutlak surette elatmanın önlenmesine karar verilmiş olması doğru ise de, karşı davacının çekişme konusu 419, 468 ve 142 parsel sayılı taşınmazlar yönünden payına vaki elatmanın önlenmesini istemiş olması karşısında, HUMK’un 74. maddesi (6100 sayılı HMK’nın 26. maddesi) gözardı edilerek talep aşılmak suretiyle anılan taşınmazların tamamı yönünden elatmanın önlenmesine karar verilmiş olması doğru değildir.
Ancak; anılan bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün üçüncü maddesinde yeralan “… köyünde bulunan 145, 142, 146, 167, 418, 420, 419, 468 parsel nolu taşınmazlara karşı davalıların müdahalesinin önlenmesine ” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine; “…köyünde bulunan 145, 146, 167, 418, 420, parsel nolu taşınmazlar ile 142, 419 ve 468 parsel sayılı taşınmazlardaki davacının payına, davalıların müdahalesinin önlenmesine” ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekliyle düzeltilmesine, 6100 sayılı H.M.K.’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 436/2. (6100 sayılı HMK’nun 370/2. md.) maddesi uyarınca kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 22.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.