Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2013/10465 E. 2013/13705 K. 30.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10465
KARAR NO : 2013/13705
KARAR TARİHİ : 30.09.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ VE ECRİMİSİL

Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı vekili ve davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’nın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının, paydaşı olduğu 259 parsel sayılı taşınmaza davalının 2002 yılından itibaren elattığını ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerinde bulunduğu, dava dilekçesinin 28/05/2010 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, tebliğden itibaren 10 gün içerisinde zamanaşımı itirazında bulunulmadığı, kayden davacının paydaş olduğu çekişme konusu taşınmazı davalının haklı ve geçerli nedeni olmaksızın kullandığı saptanarak elatmanın önlenmesine karar verilmesi ve ziraat mühendisi bilirkişinin raporunda tarım müdürlüğünün verileri ve taşınmazın zirai özellikleri esas alınarak ecrimisil hesabı yapılması ve bu esaslara göre ecrimisil miktarının belirlenmesinde kural olarak bir isabetsizlikli yoktur. Tarafların bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine,
Bilindiği üzere, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davalarında dava değeri, elatılan yerin değeri ve ecrimisilin toplam değeridir. Ayrıca 6100 sayılı HMK’nın 326. maddesi gereğince davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.
Somut olayda, davacı, 2002 yılından itibaren davalının taşınmazına elattıgını ileri sürülerek ecrimisil isteğinde bulunmuştur. … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.02.2010 tarih ve 357-45 sayılı ilamı ile davalının davacıya ait taşınmaza elattığı belirlendiğine ve usulüne uygun bir zamanaşımı itirazı bulunmadığına göre, mahkemece taraf delilleri değerlendirilerek davalının dava konusu taşınmazı haksız olarak kullanmaya başladığı tarihin tespiti ile tespit edilen tarihten itibaren bilirkişice tespit edilecek ecrimisil bedeline hükmedilmesi gerekirken, 5 yıllık dönem için ecrimisil hesabı yapılan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Öte yandan; dava konusu taşınmazın elatılan kısmının değeri belirlenmemiştir. Davalının müdahele ettiği bölüm olarak 463,66 metre kare saptanmış ve bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karara verilmiş olması nedeniyle, kabule konu dava değerinin bu bölümüm değeri ile sınırlı olduğu gözetilerek, bu kısmın değeri üzerinden hesaplanacak harç ve yargılama giderinin (yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücreti) hüküm altına alınması gerekirken elatılan bölümün değeri belirlenmeden, tarafların haklılık durumları dikkate alınmadan yargılama giderlerinin tamamından davalının sorumlu tutulmuş olması doğru değildir.
Hal böyle olunca, davalının davacı taşınmazına hangi tarihten itibaren elattığının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde tespiti ve el atılan taşınmaz değerinin belirlenmesi hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir
Davacı vekili ile davalının belirtilen nedenlerle temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 30.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.