Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2013/11576 E. 2014/12690 K. 01.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11576
KARAR NO : 2014/12690
KARAR TARİHİ : 01.07.2014

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/12/2012
NUMARASI : 2012/361-2012/674

Taraflar arasında görülen tapu iptal ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 1.7.2014 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat S. K. ile temyiz edilen vekili Avukat Y.Y. geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacının 20.10.2000 tarihinde ölen mirasbırakan Hatice Çetinkaya’nın kızı olduğu, 27.08.1993 tarihli resmi akit ile mirasbırakan Hatice Çetinkaya’ya vekaleten dava konusu 142 parsel sayılı taşınmazın davalı şirkete satış suretiyle temlik edildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. ve 33. (1086 sayılı HUMK’nun 74 ve 76. md.) maddelerinde düzenlendiği üzere davada vakıaları bildirmek taraflara; bildirilen vakıalara göre hukuki sebepleri belirlemek ve buna uygun yasa hükümlerini uygulamak hakime yüklenen bir görevdir.
Somut olayda, dava dilekçesinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçiminden ve özellikle davacı vekilinin 07.06.2012 tarihli duruşmadaki beyanından davada muris muvazaası hukuksal nedenine dayanıldığı açıktır.
Hemen belirtilmelidir ki; muris muvazaası iddiasına dayalı davalar, terekeye karşı yapılan haksız fiil niteliğini taşıdığından ve yolsuz tescil niteliğinde olduğundan, herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi olmaksızın her zaman açılabileceği sapma göstermeyen yargısal içtihatlar ve aynı yöndeki öğreti görüşü ile benimsenmiştir.
Hâl böyle olunca, muris muvazaası iddiası yönünden işin esasının incelenmesi gerekirken, hukuki nitelendirmede yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.12.2013 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 1.100.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, 1.7.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.