Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2013/1267 E. 2013/5064 K. 08.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1267
KARAR NO : 2013/5064
KARAR TARİHİ : 08.04.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKMİRAS ŞİRKETİ TEM.: DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, kök muris ….’nın 988 ada 1 parsel sayılı taşınmazı davalıya satış suretiyle devrettiğini, yapılan temlikin gerçekte satış olmayıp mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek davalı adına olan kaydın iptali ile mirasçılar adına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Davanın Kadastro Kanununun 12. maddesine göre süresinde açılmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece, miras bırakanın kadastro tespitinden sonra öldüğü ve olayda 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesinin uygulama yeri bulunmadığına göre taraf delilleri toplanarak işin esası bakımından bir hüküm kurulması gerektiğine değinilerek bozulmuş; mahkemece bozmaya uyularak muvazaa iddiasının kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli olarak temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, duruşma isteği duruşma pulu eksikliğinden reddedildi gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve mirasçılar adına tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, muvazaa iddiasının kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine ve toplanan delillere göre, muris tarafından davalıya yapılan temlik işleminin muvazaalı olduğu ve mirastan mal kaçırmaya yönelik bulunduğu saptanmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalının öteki temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Ne var ki, dava konusu 988 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalı … adına kayıtlı olduğu, talebin miras payları oranında tapu iptali ve mirasçılar adına tescil istemine ilişkin bulunduğu, bu durumda dava değerinin davalı dışındaki mirasçıların hisselerine isabet eden değer olduğu, harç ve vekalet ücretinin de bu değer üzerinden hesaplanması gerekeceği kuşkusuzdur. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir.
Ancak, anılan husus yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, yerel mahkeme kararının hüküm kısmının 2. bendinin “Alınması gerekli 34.749,00-TL harçtan peşin alınan ve ikmal edilen harç toplamı 9.639,00-TL’ nin mahsubu ile bakiye 25.110,00-TL’nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına”, hüküm kısmının 4. bendinin de ”Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden AAÜT e göre taktir ve tespit olunan 34.250,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacılara verilmesine” şeklinde düzeltilmesine davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı H.M.K.’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 436/2. (6100 sayılı HMK’nun 370/2. md.) maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 08.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.