Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2013/13640 E. 2013/17759 K. 11.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13640
KARAR NO : 2013/17759
KARAR TARİHİ : 11.12.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ,YIKIM

Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi, yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi … ‘nın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-
Dava, imar parseline elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir.
Mahkemece, krokide (B) ve (C) ile gösterilen taşkın bölümler yönünden yıkım suretiyle elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, (A) ile gösterilen bölüm yönünden ise davalıların bir müdahalesi bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; özellikle hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda yapılan araştırma ve inceleme sonucunda, davacıya ait 4 nolu imar parselinde bulunan ve bilirkişinin krokisinde (A),(B) ve (C) ile gösterilen bölümlerin davalılara ait imar öncesi 13 nolu kadastral parsel kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar, kabul kapsamına alınan bölümler yönünden taşkınlığın imar uygulaması ile oluştuğu saptanarak kaim bedel ödenmek suretiyle yıkım kararı verilmesi gerekli ise de; bu hususta davalı tarafın bir temyizi bulunmadığından temyiz nedeni yapılmamıştır.
Öte yandan; (A) ile gösterilen bölümde davalı tarafından imar öncesi yapılmış bahçe duvarı ve dikilmiş zeytin, badem, ceviz, narenciye ve asma ağaçları bulunduğu, bakımlarının zaman zaman davalılar tarafından yapıldığı aşamalardaki savunma ve dosya kapsamı ile sabittir. Kaldı ki, anılan muhtesatların niteliği gözetildiğinde mevcudiyeti devam ettiği sürece müdahale olgusunun devam ettiğide kuşkusuzdur.
O halde, mahkemece 4 nolu imar parselinde reddedilen bölümler yönündende davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 11.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.