Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2013/16005 E. 2014/6462 K. 26.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16005
KARAR NO : 2014/6462
KARAR TARİHİ : 26.03.2014

MAHKEMESİ : MENDERES 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/12/2009
NUMARASI : 2005/960-2009/714

Taraflar arasında birleştirilerek görülen elatmanın önlenmesi, yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Birleştirilerek görülen dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriğine ve toplanan delillere göre; davacı Hazine tarafından davalılar Ayşe ve Ümran aleyhine dava konusu 2373 ada 1 parsel sayılı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğiyle eldeki davanın açıldığı; Mahkemece, davanın kabulü ile, davacı Hazine adına kayıtlı bulunan çekişmeli 2373 ada 1 parsel sayılı taşınmaza, davalıların elatmalarının önlenmesine, taşınmazdaki davalılara ait zirai ve inşai muhtesatların yıkımına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Ne var ki, eksiğin tamamlanması yoluyla getirtilen belgelerden; dava konusu 2373 ada 1 parsel sayılı taşınmazın, hüküm tarihinden sonra 26 Nisan 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine adına Orman sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun kapsamında kaldığı; davalılar Ayşe ve Ümran’ın, dava konusu taşınmazı doğrudan satın alma yönünde müracaatta bulunduklarının, davalıların satın alma talebine yönelik iş ve işlemlerin devam ettiğinin ve henüz sonuçlanmadığının İzmir Valiliği Deftardarlık Milli Emlak Dairesi Başkanlığının 31.7.2013 tarihli, 34534 sayılı cevabi yazısıyla bildirildiği görülmektedir.
Hemen belirtilmelidir ki, eldeki davada elatmanın önlenmesi isteği yanında yıkım isteği de bulunmaktadır. O halde, yukarıda değinilen davalıların, dava konusu taşınmaza yönelik olarak doğrudan satın alma başvurularının idarece kabul edilmesi halinde, eldeki davada yıkım isteğinin kabul edilmiş olması, ileride telafisi olanaksız bir zarar doğuracağından; eldeki dava bakımından, idareye yapılan başvurunun sonucunun, HMK’nun 165/1. maddesi gereğince bekletici mesele kabul edilmesi ve işlemin sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden hüküm bozulmalıdır.
Davalılar vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 26.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.