Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2013/17499 E. 2014/4572 K. 27.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17499
KARAR NO : 2014/4572
KARAR TARİHİ : 27.02.2014

Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

Dava; ecrimisil isteğine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı; paydaşı bulunduğu 553 ada, 18 parselde yer alan 1 nolu bağımsız bölümü, davalının haklı ve geçerli bir neden olmaksızın işgal ettiğini ileri sürerek eldeki davayı açmış, davalı yan ise; davacının payını haricen 9.000,00-TL. bedel karşılığında satın aldığını, harici satışa dayalı olarak iyiniyetle kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; dava konusu kat mülkiyeti kurulu, 553 ada, 18 parsel sayılı taşınmazda yer alan 1 nolu mesken vasfındaki bağımsız bölümde tarafların elbirliği halinde malik oldukları, davalının anılan bölümü gerek bizzat kullanmak gerekse kira gelirinden yararlanmak suretiyle tasarruf ettiği, davacının ecrimisil isteği üzerine davalının Üsküdar Asliye 2. Hukuk Mahkemesinde harici satın almaya dayalı tapu iptal ve tescil davası açtığı, yapılan yargılama sonucunda 06/05/2008 tarih, 2006/300 Esas ve 2008/72 sayılı karar ile “..harici satışın yazılı delille kanıtlanması gerektiği, tapulu taşınmazların satışının resmi şekil şartına tabi bulunduğu, taraflar arasında yapılmış resmi satış sözleşmesi olmadığı, iddianın tanıkla kanıtlanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, ret kararının derecattan geçerek 12/10/2009 tarihinde kesinleştiği, davalının bu kez de “harici satış bedelinin tahsili” amacıyla alacak davası açtığı, Üsküdar Asliye 3. Hukuk Mahkemesinin 21/12/2010 tarih, 2008/228 Esas, 2010/332 karar sayılı, kesinleşen kararı ile “…taraflar arasında görülen tapu iptal ve tescil davasında dinlenen tanık anlatımları ve eldeki davada dinlenen yeminli tanık anlatımlarından taraflararasında miras payının satışı konusunda anlaşma yapıldığı,ancak davalının tapuda devir yapmaktan kaçındığı, anlaşma uyarınca ödenen satış parasının iade edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 9.000,00-TL.’nin yasal faizi ile tahsiline karar verildiği” anılan kararın 13. Hukuk Dairesinin 11/07/2011 tarihli ilamı ile onandığı, eldeki ecrimisil istemli davanın ise 24/06/2011 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki; tapulu taşınmazların temliki Türk Medeni Kanunu’nun 706., 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 237. (818 sayılı Yasanın 123. maddesi ), 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26. ve Noterlik Kanunu’nun 60. maddesi hükmü gereğince resmi şekilde yapılmadıkça hukuken değer taşımaz. Ne var ki, harici satış satın alana mülkiyet hakkı sağlamaz ise de kişisel hak sağlayacağı açıktır. Anılan hükümler karşısında böylesi bir satış nedeniyle taşınmazın tasarrufuna muvafakat (icazet) edildiği, açılan dava ile birlikte muvafakatın geri alındığı kuşkusuzdur.
Öteyandan 10/07/1940 tarih, 2/47 sayılı Yargıtay içtihadı Birleştirme Kararına göre; haricen yapılan tapulu mal satışından dönüldüğünde, satış bedelini geri vermeyen taraf taşınmaz malın kendisine verilmesi için karşı tarafı zorlayamaz. Ödediği bedel kendisine verilmeyen taraf, parası iade edilinceye kadar yararlandığı ürünleri tazmin etmek ve ecrimisil ödemekle yükümlü değildir.
Bu durumda; harici satış sözleşmesinin lehtarına hapis hakkı sağlayacağı, davalı tarafından harici satış bedelinin tahsili amacıyla açılan davanın dava tarihi itibariyle henüz kesinleşmediği, dolayısıyla 10/07/1940 tarih, 2/47 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca harici satış bedeli iade edilinceye kadar ecrimisil isteğinin dinlenemeyeceği açıktır.
Hal böyle olunca; davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davalının, temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 27.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.