YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/20213
KARAR NO : 2014/10191
KARAR TARİHİ : 26.05.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TASARRUFUN İPTALİ, ESKİ HALE İADE-TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada:
Davacılar, 13815 ada 15 parsel sayılı taşınmazın paydaşı olan bir kısım davalıların alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla paylarını muvazaalı olarak diğer davalılara bedelsiz devrettiklerini ileri sürerek muvazaalı devir ve temliklerin iptali ile kayıtların eski hale getirilmesini istemişlerdir.
Birleşen dosyanın davacısı …, taşınmazdaki payının bir kısmını üvey oğulları … ve…’nın hileli işlemleri sonucu müteahhitlere devrettiği söylenerek kandırıldığını ve davalı …’ya bedelsiz devredildiğini sonradan öğrendiğini ileri sürüp, davalı … adına olan tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı …, iddiaların doğru olduğunu bildirmiş, diğer davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece; “kısa karara çelişkili olacak şekilde gerekçeli karar yazılmasının doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, mahkemece; tasarrufun iptali davasının kısmen kabulüne, birleşen hile hukuksal nedenine dayalı davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, birleşen davacı ve bir kısım davalıların temyizi üzerine Dairece, ”..davacı …’nin asıl davaya karşı cevap dilekçesinde belirttiği hususların iradeyi ifsad edici sebebe dayanmadığı sürece kendisini bağlayacağı, her ne kadar, hile ile alındığı iddiasında bulunulmuşsa da bu iddiayı doğrular nitelikte inandırıcı delil elde edilemediği, bir başka ifade ile iddianın kanıtlanamadığı gözetilmek suretiyle mahkemece birleşen davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı..” belirtilerek bu yönden hükmün onanmasına; asıl davada ise, İcra İflas Kanununun 277 vd. maddelerinde öngörüldüğü üzere, tasarrufun iptalinin istenebilmesi için öncelikli koşulun alacağın muvakkat veya kati aciz vesikasına bağlanmış olması gerektiği, somut olayda ise alacağın temini bakımından gerek eldeki taşınmaz ve gerekse dava dışı taşınmazların sicil kayıtlarına haciz şerhi konulduğu, fakat eldeki davanın kabul edilebilmesi bakımından yasada öngörülen şekilde dosyaya bir aciz vesikası ibraz edilmediği, bu durumda asıl davanın da reddine karar verilmesi gerektiğine değinilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davacıların temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 0.90.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 26.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.