YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/20381
KARAR NO : 2014/8226
KARAR TARİHİ : 21.04.2014
MAHKEMESİ : ANTALYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/07/2013
NUMARASI : 2011/62-2013/286
Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi … raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, ecrimisil ve tazminat talebine ilişkindir.
Davacı, davalıların mirasbırakanlarına haricen sattığı ancak tapuda devrini gerçekleştiremediği dava konusu bağımsız bölümün davalılarca 30/10/2002-31/12/2010 tarihleri arasında oturmak suretiyle kullanıldığını, bu nedenle bu döneme ilişkin tahakkuk eden ecrimisil ile taşınmazda meydana gelen ve tespiti yapılan maddi zararın tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Toplanan delillerden ve tüm dosya içeriğinden, davacının yüklenici sıfatıyla davalılar mirasbırakanına gayrımenkul satış vaadi sözleşmesi ile zilyetliğini teslim ettiği dava konusu taşınmazla ilgili olarak Antalya Tüketici Mahkemesi’nin 2005/533 E. Sayılı dosyası ile açılan davada tapu iptal ve tescil isteminin reddine, 65.000-TL tazminatın tahsiline karar verildiği, bedelle ilgili son taksidin davacı tarafından 21/03/2011 tarihinde ödendiği sabittir. 10.07.1940 gün 2/77 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere, “alıcı, satış bedelinin iadesine kadar taşınmazı işgal edebilir ve bu yüzden kendisinden semereleri tazmin veya ecrimisil istenemez” Harici satış bedelinin ödendiği 21.03.2011 tarihinden sonra davalıların kötüniyetinden söz edilebilir. Davacının da kabulünde olan 31/12/2010 tarihinde taşınmazın davalılar tarafından boşaltılmış olması nedeniyle ecrimisil isteği yönünden davanın reddine karar verilmesi bu nedenle doğrudur. Davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddine.
Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; bilindiği üzere HMK 297/2. maddesi uyarınca dava konusu edilen isteklerden herbiri hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Somut olayda, davacı çekişme konusu konutta, davalılar tarafından sebebiyet verildiği iddia edilen zararlara ilişkin tazminat isteminde bulunmuş, bu istek hakkında mahkemece olumlu ya da olumsuz bir karar oluşturulmamıştır.
Hal böyle olunca, davacının tazminat isteği yönünden gerekli araştırma ve inceleme yapılarak bu istek hakkında da olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken bu konuda karar oluşturulmaması doğru değildir.
Davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.