Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2013/20552 E. 2014/10199 K. 26.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/20552
KARAR NO : 2014/10199
KARAR TARİHİ : 26.05.2014

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ,YIKIM

Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, kayden paydaşı oldukları 699 parsel sayılı taşınmaza davalılarca bina ve duvar inşa etmek suretiyle müdahale edildiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesine ve yıkıma karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Tarafların sulh oldukları gerekçesiyle çekişme konusu taşınmazın davalılar adına tesciline ilişkin olarak verilen karar Dairece, davacılar vekilinin vekaletnamesinde sulha yetkisi bulunmadığı, sulh tutanağının usulünce düzenlenmediği, bu durumda işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken geçersiz sulh beyanına itibar edilerek hüküm kurulmasının doğru olmadığına değinilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, bozma öncesinde verilen karar davacı … tarafından temyiz edilmediğinden onun payı bakımından iptal ve tescil kararının kesinleştiği, bu durumda davalıların da taşınmazda paydaş haline geldiği, uyuşmazlığın müşterek mülkiyet hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden yıkım kararı verilemeyeceği gerekçesiyle paya yönelik elatmanın önlenmesine, yıkım isteğinin reddine karar verilmiş, karar 1.6.2001 tarihinde kesinleşmiştir.
Davalı …’ın, … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/471 E-451 K sayılı ilamının (davacı … yönünden kesinleşen kısmının) tavzihi isteğinin reddine ilişkin olarak verilen ek karar, davalı … tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye özellikle, 6100 sayılı HMK’nun 304 ve 305. maddelerinde düzenlenen tashih/tavzih koşullarının varlığı saptanamadığı gibi, isteğin ayrı bir dava açılarak sonuca bağlanması gerektiği gözetilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğrudur. Davalı …’ın temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan 23.10.2013 tarihli ek kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı 25,20 TL. onama harcının davalı …’dan alınmasına, 26.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.