YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/20758
KARAR NO : 2014/8997
KARAR TARİHİ : 30.04.2014
MAHKEMESİ : TERME 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/02/2013
NUMARASI : 2011/653-2013/113
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, üzerinde kat mülkiyeti ve kat irtifakı kurulmamış paylı mülkiyet konusu taşınmaz üzerindeki dükkanlara elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, kiracı olan davalıların dava konusu taşınmazı iyi niyetli olarak başlangıçta verilen rıza ile kullandıkları ve kira bedellerinin de dava dışı paydaşa ve davacının babasına ödendiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu üzerinde kat mülkiyeti ve kat irtifakı kurulmamış 2 adet dükkandan (lokanta ve giyim mağazasından) oluşan bina bulunan 104,00 m2 yüzölçümlü 78 ada 21 parsel sayılı taşınmazın davacı ve dava dışı A.adına paylı mülkiyet üzere eşit hisselerle kayıtlı olduğu, 05.12.2011 tebliğ tarihli ihtarnameden sonra eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı, davalıların tasarrufunun haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığını ileri sürerek eldeki davayı açmış, davalılar ise dava dışı paydaşın kiracısı olduklarını,kira bedellerini ödediklerini, davacının da bilgi ve icazeti bulunduğunu savunmuşlardır.
Bilindiği ve TMK’nın 691. maddesi 6.5.1955 tarih 12/18 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca paylı mülkiyete tabi taşınmazın kiraya verilmesi önceki idari tasarruflardan olup kira sözleşmesinin geçerliliği için pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması zorunludur. Kira sözleşmesinde yer almayan paydaş yada paydaşların 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 299. (818 sayılı Borçlar Kanununun 248.) maddesinde yazılı olan ve kiranın esaslı unsurunu teşkil eden bedelden paylarına isabet eden miktarı sonradan aldıklarının anlaşılması durumunda ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 46. (818 sayılı Borçlar Kanununun 38.) maddesi uyarınca kendilerinin taraf olmadığı sözleşmeye icazet verdikleri kabul edilmelidir.
Somut olaya gelince; İki paydaşlı taşınmazlarda, bir paydaşın taşınmazı üçüncü kişiye kiraya vermesi durumunda, hiçbir zaman paydaş çoğunluğu sağlanamayacağından, oybirliğinin gerekli olacağı kuşkusuzdur. Kaldı ki, yapılan sözleşmeye 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 46. (818 sayılı Borçlar Kanununun 38.) maddesi gereğince icazet verilmediği gibi davacının babası Mustafa’nın şirket hesabına yapılan ödelemeler de davacıyı bağlamaz.
Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Davacı vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA,alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 30.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.