Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2013/21127 E. 2014/10431 K. 27.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/21127
KARAR NO : 2014/10431
KARAR TARİHİ : 27.05.2014

MAHKEMESİ : İSKENDERUN 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/07/2013
NUMARASI : 2012/202-2013/223

Taraflar arasında görülen tapu iptali, tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın husumet yokluğundan reddine ilişkin olarak verilen karar davacı ve davalı vekilleri tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Davacı Hazine, çekişme konusu 79 ve 601 parsel sayılı taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden kaldığını ileri sürerek iptal tescil isteğinde bulunmuş, H.. E..T.. ve N.. E.. T… isimli kişiler ise 17.07.2012 tarihli harçlandırılmış dilekçeleriyle, mirasbırakanları A.. T..’nin çekişmeli taşınmazlara ilişkin olarak tapu iptal tescil isteğiyle İskenderun 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1994/614 E ve 2005/80 K sayılı dosyasına açtığı davanın kabulle sonuçlandığını belirterek mülkiyet iddiasında bulunup, mahkemeden asli müdahilliklerine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, H.. E.. ve N.. E..’nın asli müdahilliklerine karar verilerek yapılan yargılama sonunda, davanın husumet nedeniyle reddine hükmedilmiş, hüküm davacı Hazine ve davalı Kayyım tarafından temyiz edilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki, çekişmeli 79 parsele ilişkin İskenderun Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2009/88 E. ve 2009/815 K. sayılı, 601 parsele ilişkin İskenderun Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2005/138 E. ve 2005/175 K. ve İskenderun Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2007/2005 E. ve 2008/193 K. sayılı ilamlarıyla verilen Kayyımlık kararları, İskenderun 2.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2011/127 E. ve 2012/142 K. sayılı kararıyla kaldırıldığı ve anılan bu kararın da eldeki davanın devamı sırasında 01.04.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığına göre, davalı Kayyım’ın artık davada taraf sıfatı kalmayacağı açıktır. Davalı Kayyım’ın açıklanan nedenle temyiz dilekçesinin Reddine.
Davacı Hazine’nin temyiz isteğine gelince;
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişmeli 79 parsel sayılı arsa vasıflı taşınmazın 25.08.1939 tarihinde, 601 parsel sayılı tarla vasıflı taşınmazın ise 06.01.1936 tarihinde F..F.. kızı M.. adına tespit ve tescil edildiği, A.. T.. tarafından İskenderun 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1994/614 E. sayılı dosyada haricen satın alındığı gerekçesiyle F.. F.. kızı M.. aleyhine açılan tapu iptal tescil istekli davanın 28.03.2005 tarih ve 2005/80 K sayılı kararla kabul edildiği, kararın davalıya ilanen tebliğ yapılmak suretiyle 14.09.2005 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, tapuda kayıtlı olan bir taşınmazın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) 706. , 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 237. ve 2644 sayılı Tapulama Kanunu 26. maddeleri hükmü uyarınca, resmi olarak yapılmayan satışına değer verilemez. Ne var ki, haricen satın alma olgusu satın alan bakımından TMK’nun 994. maddesi ve 10.07.1940 tarih 2/77 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bedelden kaynaklanan kişisel hak sağlar.
Öte yandan, kayıp ve yitik kişilerden kalan taşınmazların zilyetlikle kazanılmasına yasal olanak bulunmadığı gibi, bu tür taşınmazların Devlete kalacağı yasa gereğidir. Nitekim 3402 sayılı Kadastro Kanunu 18.maddesi de bu doğrultuda emredici hüküm getirmiştir.
Somut olaya gelince, her ne kadar İskenderun 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1994/614 E. ve 2005/80 K. sayılı kararıyla çekişmeli taşınmazların asli müdahillerin mirasbırakanı A..T.. adına tesciline karar verilmiş ise de, taraf olmadığı için bu kararın davacı Hazine’yi bağlamayacağı kuşkusuzdur. Bu durumda kayıt maliki F.. F.. kızı M..’nın kayıp ya da yitik kişilerden olup olmadığının açıklığa kavuşturulması zorunludur.
Hal böyle olunca, öncelikle kayıt maliki F..F.. kızı M..’ya kayyım tayin edilmesi, davanın kayyım huzurunda görülmesi Hazine’nin iddiasının yeterince araştırılıp F.. F.. kızı M..’nın kayıp ya da yitik kişilerden olup olmadığının açıklığa kavuşturulması varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 27.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.