YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/21483
KARAR NO : 2014/7237
KARAR TARİHİ : 07.04.2014
MAHKEMESİ : BURSA 7. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/06/2013
NUMARASI : 2012/698-2013/342
Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacılar vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hâkimi . .. raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; mirasbırakan A. C.çekişme konusu 4 adet mesken ve 1 adet dükkandan oluşan 1313 ada 11 parsel sayılı taşınmazın kayden maliki olduğu, mirasbırakan A. C.12.12.1998 tarihinde ölümü ile davacılar ve davalıların dava dışı kişiler ile birlikte mirasçı kaldıkları anlaşılmaktadır.
Davacılar, murislerine ait 1313 ada 11 parsel sayılı taşınmazı davalıların ikamet etmek suretiyle kullandıklarını, ihtara rağmen tahliye etmedikleri gibi paylarına düşen ecrimisil bedelini de ödemediklerini ileri sürerek eldeki davayı açmışlardır.
Davalılar ise, taşınmazda bulunan meskenlerden birinde mirasbırakanın eşi Ayşe’nin oturduğunu, diğer meskenleri ise kendilerinin ikamet etmek suretiyle kullandıklarını, taşınmazların kiraya verilmediğini ve intifadan men şartının gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Hemen belirtilmelidir ki, dava konu taşınmazda taraflar paydaştırlar. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil istiyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.
Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz.
Somut olaya gelince; çekişme konusu 1313 ada 11 parsel sayılı taşınmazın 4 adet mesken ve 1 adet dükkandan oluştuğu, meskenlerden birinde mirasbırakanın eşi Ayşe’nin, diğer üçünde davalıların ikamet ettiği, taşınmazda bulunan dükkanda ise kullanılmayan eşyaların bulunduğu ancak dükkanın davalıların tasarrufunda olduğu, bu kullanım biçimi dikkate alındığında davacıların taşınmazda kullanabilecekleri bir yerin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan ilkeler ve olgular doğrultusunda, davalıların kullanımında olan meskenlerin kira geliri getiren yerlerden olduğu, bu gibi yerler açısından intifadan men koşulunun gerçekleşmesine gerek olmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, halen davalıların tasarrufunda olduğu anlaşılan dükkan açısından ecrimisile hükmedilmemiş olması da doğru değildir.
Davacıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 07.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.