Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2013/22138 E. 2014/14746 K. 24.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/22138
KARAR NO : 2014/14746
KARAR TARİHİ : 24.09.2014

MAHKEMESİ : ÇARŞAMBA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/07/2013
NUMARASI : 2011/491-2013/293

Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı Seyfettin tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davacı, murisleri S. K.’tan intikal eden dava konusu .. ada .. parsel sayıl taşınmazdaki binanın üst katını mesken olarak, alt katındaki dükkanları ise işyeri olarak kiraya vermek suretiyle erkek kardeşleri olan davalıların tasarruflarında bulundurduklarını ileri sürerek, mirasbırakanın ölüm tarihinden dava tarihine kadar ki süre için, payına düşen 20.720,00 TL ecrimisilin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar Mustafa ve Seyfettin, davacın da başka bir taşınmazı kullandığını belirterek davanın reddini savunmuş, davalı Şemsettin ise, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 19.696,54 TL ecrimisil bedelinin davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye talebin reddine karar verilmiştir.
Dosya içareğine ve toplanan dellillere göre, tarafların müşterek murisleri S. K.’ın 01.02.2007 tarihinde ölümüyle, dava konusu .. Ada, .. parsel sayılı taşınmazın, davacı ve davalılarla birlikte dava dışı mirasçılarına intikal ettiği, taşınmazın iki katlı kagir bina ve arsa vasfıyla tapuda kayıtlı olduğu, fiili olarak alt katta bulunan iki dükkanın davalı Mustafa tarafından kiraya verildiği, kira gelirlerinin, kiracıların beyanlarına göre yalnızca davalılara ödendiği, davalı Seyfettin’in ise binanın 2. katındaki mesken niteliğindeki dairenin birinde ikamet ettiği, ikinci katta bulunan öncesinde mirasbırakanın ikamet ettiği dairenin ise boş olduğu kimsenin kullanımda bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, ecrimisil kötüniyetli şagilin malike ödemekle yükümlü olduğu tazminat olup en azı kira geliri en çoğu ise tam gelir yoksunluğudur.
Kural olarak, intifadan edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğini davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır Bunlar; ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkâr etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali ve davaya konu taşınmazın kamu malı olması halinde intifadan koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.
Bu nedenle, sayılan istisnalar dışında intifadan koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 günlü ve 2002/3-131 E, 2002/114 K sayılı ilamı)
O halde, mahkemece tarafların iddia ve savunması üzerinde durularak, davacı ve davalıların ortak muris S.K.’tan intikal eden dava konusu taşınmaza iştirak halinde malik oldukları gözetilerek, öncesinde murisin ikamet ettiği ve keşif sırasında boş olduğu tespit edilen dairenin davacı tarafından kullanılma imkanının bulunup bulunmadığının, davacının intifadan men edilip edilmediğinin yukarıdaki ilke ve esaslar uyarınca araştırılması sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Kabule göre de, davalıların yararlandıkları alanlar için belirlenen ecrimisil tutarından ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerekirken, birlikte sorumlu tutulmaları da doğru değildir.
Davalı Seyfettin’in temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 24.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.