Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2013/2646 E. 2013/17596 K. 10.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2646
KARAR NO : 2013/17596
KARAR TARİHİ : 10.12.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, açılmamış sayılmasına ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 10.12.2013 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenler vekili Avukat … geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilenler vekili Avukat gelmedi, yokluğundan duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Dava, ketmi verese hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Davacılar, dava konusu taşınmazların kök muris …dan tüm mirasçılarına intikâl etmesi gerekirken, …’nın mirasçıları olan davacıların ketmedildiklerini, davalılar adına tescile dayanak teşkil eden veraset ilamının iptal edildiğini, yeni veraset ilamına ilişkin davanın devam ettiğini ileri sürerek eldeki davayı açtıkları; davalıların ise davanın reddini savundukları anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacı vekilinin dava dilekçesinde iddiasının dayanağı olan vakıaları ve talep sonucunu hükme dayanak yapmaya elverişli olacak şekilde bildirmediği, bu nedenlerle usûlüne uygun açılmış bir davanın varlığından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın 6100 sayılı HMK’nın 31. , 119. ve 194. maddeleri uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Dava dilekçesi içeriğinden ve iddianın ileri sürülüş biçiminden, davacıların, ketmi verese iddiasıyla dava konusu taşınmazların yolsuz olarak davalılar adına tescil edildiğini ileri sürerek tapu iptal ve tescil isteğiyle eldeki davayı açtıkları sabittir.
Hemen belirtilmelidir ki, davada dayanılan ketmi verese olgusunun, kesinleşmiş verasetin iptali kararıyla ve davacıların mirasçı olduklarını gösterir yeni veraset ilamıyla sabit olacağı tartışmasızdır. Davacılar vekilinin, bu konuda açılan davaların derdest olduğunu,… 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin, 2011/1635 esas ve 2012/609 esas numaralarında kayıtlı bulunduğunu açıkladığı gibi, davaya konu edilen taşınmazların ada va parsel numaralarını Mahkemeye bildirdiği, davaya konu taşınmazların ifraz ve imâr işlemleri nedeniyle çok sayıda parsellere ayrıldığını beyan ettiği görülmektedir.
Hâl böyle olunca, mahkemece, verasetin iptali ve yeni veraset ilamı alınması için açılan davalarını sonucunun beklenmesi, davaya konu taşınmazların tesisinden itibaren tüm tedavül kayıtlarının dayanak belgeleriyle birlikte ilgili tapu sicil müdürlüğünden istenmesi, ondan sonra iddia ve savunma doğrultusunda tarafların tüm delillerinin toplanması, hasıl olacak sonuca göre işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Davacılar vekilinin, temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedene hasren (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 29.12.2012 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz edenler vekili için 990.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenlerden alınmasına, 10.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.