Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2013/2993 E. 2013/11366 K. 10.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2993
KARAR NO : 2013/11366
KARAR TARİHİ : 10.07.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar taraf vekillerince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava; hata, hile, gabin ve ehliyetsizlik hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptal tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, kayden malik olduğu 2052 parsel sayılı taşınmazını, gerçek değeri 900.000,00.-TL iken davalının hileli davranışları sonucu 300.000,00.-TL. bedelle davalıya temlik ettiğini, hastalıkları ve gördüğü tedavi sonucu sürekli uyukladığını, hukuki işlem ehliyetinin bulunmadığını, davalının hastalığından, yaşlılığından yararlandığını, gerçekte satış iradesi olmadığı halde “10 yıl burada otur, sana dokunmayacağız” telkinleriyle kandırdığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş,davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece, ” Öncelikle davacının tedavi gördüğü yerlerden tedavisine ait tüm belgeler ve film grafileri vs. getirtilerek dosyanın 2659 sayılı Yasanın 7 ve 16. maddeleri gereğince … Kurumuna gönderilmesi ve ehliyetsizlik yönünden rapor aldırılması, temlik işleminin yapıldığı 27.03.2008 tarihinde davacının hukuki ehliyete haiz olup olmadığının kesin bir biçimde belirlenmesi, ehliyetsiz olduğunun saptanması halinde Türk Medeni Kanununun 405. maddesi uyarınca davacıya vasi tayin ettirilmesi ve vasi huzuru ile davanın görülmesi, hukuki ehliyete haiz olduğunun anlaşılması halinde dayanılan diğer nedenler yönünden inceleme yapılması” gereğine değinilerek bozulmuş, mahkemece, bozmaya uyulmuştur.
Dosya içeriğine ve toplanan delillere göre, mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda yapılan araştırma ve inceleme sonucunda,…Kurumu Başkanlığının raporu ile davacının akit tarihinde hukuki ehliyeti haiz bulunduğunun belirlendiği, gabinin objektif ve subjektif şartlarının oluşmadığı, hata ve hile iddialarının da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın redine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacı tarafın tüm temyizi itrazları yerinde değildir, reddine,
davalnın temyizine gelince, çekişmeli 2052 parsel sayılı taşınmazın dava dilekçesinde 300.000,00 TL olarak bildirilen dava değeri üzerinden harcın alındığı, taşınmazın keşfen belirlenen değerinin ise, 257.475,00 TL olduğu, bu durumda hakkındaki dava esastan reddedilen davalı lehine, çekişmeli taşınmazın keşfen belirlenen değeri olan 257.475,00 TL üzerinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı yararına maktu vekalet ücretine karar verilmiş olması doğru değil ise de, anılan bu yanlışlığın yargılamanın yeniden yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, hüküm fıkrasının (5) nolu bendinde yer alan ” Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesi, ” ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, yerine, “Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 19.898,50 TL nispi vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalıya verilmesine, ” ibarelerinin yazılmasına, davalının bu yöne değinen temyiz itirazının kabulü ile 6100 sayılı H.M.K.’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 436/2. (6100 sayılı HMK’nun 370/2. md.) maddesi uyarınca hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 10.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.