YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3912
KARAR NO : 2013/7148
KARAR TARİHİ : 08.05.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU KAYDINDA DÜZELTİM
Taraflar arasında görülen davada:
Davacılar, 833 sayılı parsel ile 832 sayılı parselden ifrazen oluşan 1085,1086,1087 sayılı parsellerin kayden paydaşı olan mirasbırakanlarının adının ”… …” olduğu halde tapu kayıtlarında ”…” olarak yazıldığını; ayrıca, murislerinin ”…” olan soyadının tapu kayıtlarına yazılmadığını ileri sürerek,tapu kaydında düzeltim isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, avanın kabulüne ilişkin verilen karar, 14. Hukuk Dairesi’nce, ”…Dava konusu taşınmazların tapulama tutanağında taşınmazın … evlatları tarafından kullanıldığı … kızı ….’in ölümü ile çocukları …. ve …..’e kaldığı belirtilmiştir. Dosya içerisinde …’ın anne, baba ve kardeşlerini gösterir nüfus kaydına rastlanmamıştır. Cumhuriyet savcılığı aracılığıyla yapılan araştırma yeterli olmadığı gibi nüfus müdürlüğünden …. oğlu …. ve … oğlu Mehmet …. isimli başka kişilerin bulunup bulunmadığıda araştırılmamıştır…”denilmek suretiyle bozulmuş, mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda,iddianın ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi,gereği görüşülüp düşünüldü.
-K A R A R-
Talep, tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak davanın kabul edilmiş olmasında isabetsizlik yoktur. Davalının öteki temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak, tapu kaydında isim tashihi davalarında Tapu müdürlüğü ilgili sıfatıyla yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden ve yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı açıktır.
Bu durumda, davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru değildir.Davalının bu yöne değinen temyiz itirazı yerindedir.
Ne var ki; anılan bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 3. bendinde yer alan ”Davacı vekili için karar altına alınan alacak miktarı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Av.As.Üc.Tarifesi uyarınca hesap ve takdir edilen 1.200,00 TL.maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, hükmün bu şekliyle 6100 sayılı H.M.K.’nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 436/2. (6100 sayılı HMK’nun 370/2. md.) maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.