Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2013/5336 E. 2013/8812 K. 29.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5336
KARAR NO : 2013/8812
KARAR TARİHİ : 29.05.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ, YIKIM

Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, kayden paydaş bulundukları 363 parsel sayılı taşınmaza davalı tarafından taşkın bina yapılmak suretiyle müdahale edildiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı, davanın reddini savunup, savunma yolu ile temliken tescil istemiştir.
Dahili davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacının davasının kabulüne, davalının temliken tescil isteğinin usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin verilen karar, Dairece,364 parsel sayılı taşınmazın tüm maliklerine husumet tevcih edilmesi,taraf teşkilinin sağlanması,davalının savunma yolu ile getirdiği temliken tescil isteği yönünden tarafların delillerinin toplanılması, hükme elverişli olacak nitelikte araştırma ve soruşturmanın yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi, dava dilekçesinde gösterilen dava değeri üzerinden, davacı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi gereğine değinilerek bozulmuş, mahkemece, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda,müdahalenin keşfen saptandığı gerekçesiyle, davacıların elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerinin kabulüne, davalının iyiniyetinin sabit olmadığı gerekçesiyle, temliken tescil isteğinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

-KARAR-

Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkin olup, davalı savunma yoluyla temliken tescil isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece,davacıların elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerinin kabulüne, davalının temliken tescil isteğinin reddine karar verilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak yazılı şekilde karar verilmiş olmasında isabetsizlik yoktur. Davalının öteki temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak , dava dilekçesinde gösterilen dava değeri üzerinden, davacılar yararına avukatlık ücreti takdir edilmesi gerekirken, yargılama sırasında harcın tamamlanmadığı gözardı edilerek, keşfen saptanan değer üzerinden fazla vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru değildir.Davalının, temyiz itirazı değinilen yönden yerindedir.
Ne varki, anılan husus yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasının 3. paragrafında; “Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm gününde yürürlükte bulunan AAÜT. Gereğince 6.156.36.-YTL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine” ibaresinin hükümden çıkarılarak, yerine; “Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre belirlenen 1.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacılara verilmesine” şeklinde düzeltilmesine davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı H.M.K.’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 436/2. (6100 sayılı HMK’nun 370/2. md.) maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 29.5.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.