Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2013/8234 E. 2013/10923 K. 01.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8234
KARAR NO : 2013/10923
KARAR TARİHİ : 01.07.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU KAYDINDA DÜZELTİM

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, dava konusu 4344 parsel sayılı taşınmazın … mirasçıları adına kayıtlı olduğunu, mirasçı olması nedeniyle intikal yaptırmak için davalıya başvurduğunda …in 1922-1923 yıllarında öldüğü, … hükümet konağı yangınında da nüfus kayıtlarının yandığı bu nedenle tapu kayıtlarında malik olarak görünen kişi ile mirasbırakanının aynı kişi olup olmadığının belirlenemediği gerekçesiyle talebinin reddedildiğini ileri sürerek tapu kaydında malik olarak görünen kişi ile mirasbırakanı … in aynı kişi olduğunun tespitini istemişir.
Davalı, mahkemenin görevsiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın çekişmesiz yargı işi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

-KARAR-
Dava, tapu malik görünen kişi ile mirasbırakanın aynı kişi olduğunun tespiti isteğine ilişkin olup, dava 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra 02.11.2012 tarihinde acılmış ve 09.01.2013 tarihinde karara bağlanmıştır.
Mahkemece, davanın çekişmesiz yargı işi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Dosya içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçiminden; mülkiyetin tespiti anlamına gelen böyle bir isteğin 6100 sayılı HMK’nun 382. maddesi kapsamında çekişmesiz yargı niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği ve aynı kanunun 383. maddesi uyarınca uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesinin görev alanına girdiği kuşkusuzdur.
Anılan Kanunun 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince, görev dava şartlarından olup mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmalıdır. Bu tür taleplerin asliye hukuk mahkemesinde yazılı yargılama usulüne göre görülmesi mümkün olmadığından, dava şartının yokluğu nedeniyle davanın görev yönünden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.

Ne var ki, karar tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı HMK’nun 331/2. maddesinde, görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde yargılama giderlerine o mahkemece hükmedileceği düzenlenmiştir. Bu durumda yürürlükte bulunan yasal düzenleme uyarınca; yargılama gideri ve bu giderlerden sayılan vekalet ücretinin görevli mahkemece hüküm altına alınması gerektiği halde görevsiz mahkemece davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsizdir. Ancak değinilen bu husus yeniden yargılama yapılması gerekli kılmadığından mahkeme kararının 3. fıkrasında yer alan “Davalı kendisini vekili ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihideki … göre tespit ve taktir olunan (deliller toplanmadan görevsizlik kararı verildiğinden) 600,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” ifadesinin hüküm metninden çıkarılmasına ve hükmün bu hali ile 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2 maddesi göndermesi ile 1086 sayılı HUMK’nun 438. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 1.7.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.