YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10270
KARAR NO : 2014/14485
KARAR TARİHİ : 18.09.2014
MAHKEMESİ : EREĞLİ(KONYA) 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/02/2014
NUMARASI : 2013/51-2014/84
Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraf vekilleri tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bilindiği gibi; gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği haksız kullanım tazminatıdır.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu .. ve ..parsel sayılı tarla niteliğindeki taşınmazların kayden davacılara ait olduğu; davalıların,..parsel sayılı taşınmazın 10428.21 m²’lik kısmına ve .. sayılı parselin ise 11012,88m2lik bölümüne haklı ve geçerli bir neden olmaksızın ekip biçmek suretiyle elattıkları belirlenmek ve benimsenmek suretiyle ecrimisile hükmedilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Tarafların bu yönlere değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Hemen belirtelim ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık olmalı ve değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere uygun şekilde HMK’nın 266 vd. maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir.
Bu nedenle, özellikle tarım arazilerin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler getirtilmeli, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için birim fiyatlar getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.
Ancak; dinlenilen tanık beyanlarında, “çekişme konusu taşınmazlarda son dönemlerde su yetersizliğinden sadece mısır ve buğday ekildiği, öncesinde nohut ve fasulye ekildiği” belirtildiği halde, bu konuda araştırma yapılmadığı gibi, hükme esas alınan zirai bilirkişi raporunda, resmi veriler dahi eklenmeksizin ve de çekişmeli taşınmazların elatılan bölümlerinin ayrı ayrı mı, yoksa bir bütün halinde mi ekilip biçildiği hususu açıklığa kavuşturulmadan, aynı dönemde farklı ürünler itibariyle ve fasulye, nohut gibi ürünler de dahil edilerek hesaplama yapıldığı görülmektedir. O halde, böylesi bir raporun, hükme yeterli, ayrıntılı, kanaat verici ve denetlenebilir olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
Hâl böyle olunca; yukarıda değinilen ilkeler doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılması; mahallinde yeniden konusunda uzman bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılarak; hüküm vermeye elverişli, ayrıntılı, denetlenebilir rapor alınması, ondan sonra varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken;noksan soruşturmayla yetinilerek ve hükme yeterli olmayan rapora itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
Taraf vekillerinin bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 18.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.