YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1040
KARAR NO : 2014/17224
KARAR TARİHİ : 10.11.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar; kayden ½’şer payla malik bulundukları 26 parsel sayılı taşınmaza, komşu 137 parsel sayılı taşınmazın maliki davalı tarafından yapılan elatmanın önlenmesi talebi ile açtıkları davayı kazandıklarını ve icra yolu ile davalının elattığı kısmın taraflarına teslim edildiğini, bu kez elatılan kısım üzerinde bulunan duvarın yıkımı ile, 5 yıllık ecrimisil bedeli 2.500,00-TL’nin davalıdan tahsiline, ayrıca yıkımı istenen duvar taşınmaz içerisinde bulunan dere yatağının değişmesine sebep olduğundan davalının müdahalesinin önlenerek dere yatağının eski hale getirilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı; kal’i istenilen taş duvarın arazisi sınırları içinde kaldığını, her iki taşınmazın arasında bulunan dere yatağına bir müdahalesinin olmadığını, ecrimisil talep edilen ağaçların davacılara ait arazi içerisinde bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı tarafından davacının taşınmazına duvar yapılmak suretiyle müdahalede bulunulduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle elatmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne, davacıların dere yatağının eski haline getirilmesi talebinin ise hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar ve davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/ 781 esas, 2007/ 72 karar sayılı ilam ile davacının 26 parsel sayılı taşınmazının 276,54 m2 lik kısmına davalının elatmasının önlenmesine ilişkin kararın kesinleşmesi sonucu, icra müdürlüğünce davacıya teslim edildiği, bu kısma ilişkin olarak usulünce açılmış yeni bir dava bulunmadığı gözetilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olduğuna göre davacının temyiz itirazının reddine,
Davalının ecrimisile ilişkin temyiz talebine gelince;
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu 427. maddesi hükmünde açıklanan yargı denetimine ilişkin kesinlik sınırı, 4146, 5219, 5236 sayılı yasalarla 01.01.2013 tarihinden itibaren 1.820,00.-TL’ye yükseltilmiştir.
Dava 2.500,00-TL ecrimisilin tahsili istemiyle açılmış, 730,00-TL’lik bölüm yönünden istek kabul edilmiş ve hüküm, anılan yasanın yürürlük gününden sonra oluşturulmuştur.
Temyiz eden davalı yönünden hüküm altına alınan miktar (730,00-TL), yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz kesinlik sınırı altında kaldığından davalının temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerekir.
Öte yandan niteliği itibariyle kesin olan kararların temyiz edilmeleri halinde temyiz istemi hakkında yerel mahkemece bir karar verileceği gibi 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İBK uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceği kuşkusuzdur.
Davacı ve davalının temyiz itirazları yerinde değildir.Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 0.90.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına ve aşağıda yazılı 0.70.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 10.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.