Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/10544 E. 2014/14157 K. 15.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10544
KARAR NO : 2014/14157
KARAR TARİHİ : 15.09.2014

MAHKEMESİ : ADIYAMAN SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/03/2014
NUMARASI : 2013/554-2014/231

Taraflar arasında görülen tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğiyle 06.03.2012 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, verilen görevsizlik kararının 18.07.2013 tarihinde kesinleşmesi üzerine dava dosyası kendiliğinden (resen) 19.07.2013 tarihinde görevli Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.
Bilindiği üzere, görevsizlik kararı veren mahkeme bu kararında dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesine karar vermekle yetinir. Dava dosyasını kendiliğinden (re’sen) görevli mahkemeye gönderemez. Dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi ve davaya görevli mahkemede devam edilebilmesi için, görevsizlik kararının kesinleşmesinden; kanun yoluna başvurulmuş ise, bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin kararı veren mahkemeye başvurarak dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. (6100 sayılı HMK’nın 20. maddesi). İki haftalık süre hak düşürücü nitelikte olup mahkemece re’sen gözetilir.
Somut olayda, Asliye Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararının 18.07.2013 tarihinde kesinleştiği, 2 haftalık hak düşürücü süre içinde tarafların dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için herhangi bir müracaatta bulunmadığı, dosyanın mahkemece kendiliğinden (resen) görevli mahkemeye gönderildiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 20. maddesi dikkate alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 15.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.