Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/10609 E. 2014/14813 K. 24.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10609
KARAR NO : 2014/14813
KARAR TARİHİ : 24.09.2014

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ECRİMİSİL

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı “…” adına kayıtlı taşınmazın 96 m² lık kısmının davalı idare tarafından yol ve kaldırım yapılmak suretiyle işgal edildiğini ileri sürerek 01.11.2006 – 31.05.2009 tarihleri arasındaki dönem için 7.425,00 TL ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalı idare,dava konusu yerin 30 yıldan fazla bir zamandır yol olarak kullanıldığını, idarenin el koyarak taşınmazı kamu hizmetine özgülemesinin üzerinden 20 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğinden mülkiyetin davalıya geçtiğini belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; dava açıldıktan sonra 29.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren ve 2942 sayılı yasaya ek 5999 sayılı yasanın geçici 6.maddesine göre taşınmaza kamulaştırmasız el atılması halinde öncelikle uzlaşma yoluna başvurulması, uzlaşma sağlanamaması halinde sadece tazminat davası açılması hakkının tanınmış olması nedeniyle ecrimisil talep edilemeyeceğinden davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Yargıtay 3. Hukuk Dairesince “… …, kötü niyetli şagilin ödemekle sorumlu bulunduğu tazminattır. Bu nedenle … davaları haksız fiil benzeri davalar olup, TMK’nun 995.maddesinde ve 08.03.1950 gün ve 22/4 sayılı YİB kararında da kabul edildiği gibi, başkasına ait şeyi haksız olarak kullanmış olan ve bu kullanımı iyi niyete dayanmayan kimse o şeyi elinde tutmuş olmasından doğan zararları tazmin ile yükümlüdür. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun hak düşürücü süreye ilişkin 38.maddesi … Mahkemesinin 10.4.2003 tarih ve 2002/112 E., 2003/33 K.sayılı kararı ile iptal edilmiş, takiben 30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren ve geçmişe etkili olan kamulaştırma kanununda değişiklik yapılmasına dair 5999 sayılı kanun hükümlerine göre davacı … tapu kaydı ile sahip olduğu mülkiyet hakları devam ettiğine ve dava konusu taşınmazın 96 m² lik bölümünün davalı idare tarafından yol ve kaldırım olarak kullanılmak suretiyle kamulaştırılmaksızın fiilen el konulduğunun anlaşıldığına göre mahkemece; davaya konu edilen dönemde davacının mülkiyet hakkının var olduğu gözetilerek davalının haksız işgali nedeniyle mahallinde yapılacak keşif ve alınacak uzman bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi …’ün raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi,gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-

Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davalı vekilinin temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, 24.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.