YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11103
KARAR NO : 2014/15740
KARAR TARİHİ : 15.10.2014
MAHKEMESİ : ANTALYA 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/02/2014
NUMARASI : 2013/83-2014/98
Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraf vekillerince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakim….raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece,davacının, davalı aleyhine taşınmaz üzerinde bulunan baz istasyonu için ecrimisil davası açtığı Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/320 E. sayılı dosyasında dava dilekçesinin davalıya tebliğ tarihi olan 26.08.2010 tarihinde intifadan men koşulunun gerçekleştiği, dolayısıyla bu tarihten dava konusu taşınmazın davalı tarafça tahliye edildiği tarih olan 25.01.2013 tarihine kadar davacının ecrimisil isteyebileceği gerekçesi ile iki adet bina üzerinden hesaplanan bilirkişi raporuna atfen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişme konusu 1517 ada 37 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması sonucu oluştuğu, davacının 274/474 ve davalının da 200/474 oranında imar parseline paydaş oldukları, anılan bu parselin öncesini teşkil eden 68.767 m2 yüzölçümlü 3555 nolu kadastral parselin 06.06.1994 tarihli ifraz ve taksim işlemi ile Varsak Belediyesi adına tescil edildiği,daha sonra imar uygulaması ile 474 m2 yüzölçümlü 1517 ada 5 parsel olarak 16.08.1994 tarihinde Varsak Belediyesi adına kayıtlandığı,davalının 22.02.1995 tarihinde 200/474,davacının ise 13.03.1996 tarihinde 274/474 oranında payı Varsak Belediyesinden satın aldıkları,bilahare aynı yerde ikinci imar uygulaması ile 1517 ada 21 ve üçüncü imar uygulaması ile 1517 ada 37 parsel olarak sicile yansıtıldığı,taşınmazda taraflar paydaş iken davalı tarafından 03.05.2005 tarihinde Antalya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/631 E. sayılı dosyası üzerinden ortaklığın giderilmesi davası açıldığı ve Mahkemenin 2007/1608 K. sayılı kararı ile ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilip kararın derecattan geçmek suretiyle 04.04.2012 tarihinde kesinleştiği,taşınmazı yargılama sırasında davacının ihale ile satın aldığı,davacının taşınmaz üzerinde bulunan baz istasyonunun davalı tarafından kiraya verilmesi nedeniyle davalı aleyhine 20.07.2010 tarihinde Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/320 Esas sayılı dosyası üzerinden açtığı ödenmeyen kira alacağının tahsili davasının Mahkemenin 2012/36 Karar sayılı kararı ile kısmen kabulüne karar verildiği ve kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği,davacının eldeki davada ise taşınmaz üzerinde bulunan ve davalı tarafından yapılan 2 adet evin davalının kullanımında olduğunu ileri sürerek 2 adet ev ve evlerin bulunduğu zemin üzerinden geriye dönük 5 yıllık toplam 13.500 TL (ıslah ile birlikte taşınmazın tahliye edildiği tarihten geriye dönük olarak 18.628,00 TL) ecrimisil isteğinde bulunduğu,davalının da çekişmeli taşınmazı 25.01.2013 tarihinde boşalttığı, taşınmaz üzerindeki yapıların imar öncesi kendisi tarafından yapıldığı,intifadan men şartının gerçekleşmediği savunmasında bulunduğu anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki; kayden tarafların paydaşı bulunduğu 1517 ada 37 sayılı parselin imar uygulaması sonucu oluştuğu,davalının taşınmazın öncesini teşkil eden kadastral parselde bir hakkının olmadığı, 3194 sayılı Yasa’nın 18. maddesinin koşullarının oluşmadığı ayrıca davacının taşınmazda kullanabileceği bir yer bulunmadığı gözetilerek ecrimisile hükmedilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur.Davalı vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir.Reddine.
Davalı vekilinin öteki temyiz itirazları ile davacı vekilinin temyiz itirazına gelince;
Bilindiği üzere,ortaklığın giderilmesi davaları çift taraflı ve taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardan olduğundan; bu davayı paydaşlardan biri olan davalı Halime’nin açmış olmasının (intifadan menin gerçeklemesi bakımından) sonuca etkisi bulunmamaktadır. Zira, davalı; bizzat bu iradesini açtığı ortaklığın giderilmesi davası ile ortaya koymuştur. Artık, taraflar arasında niza doğmuş, taşınmazın kullanımı ihtilaflı hale gelmiştir. Ortaklığın giderilmesi davası açılmakla, eldeki davada davacı paydaş Mustafa’nın dava konusu taşınmazda bir hakkının olduğu ve bu hakkının ihlal edilmemesi gerektiği hususu kabul edilmiştir.
Hal böyle olunca,taleple bağlı kalınarak taşınmazın tahliye edildiği 25.01.2013 tarihinden geriye dönük 5 yıl olan 18.02.2008 tarihine kadar belirlenecek miktara hükmetmek gerekirken, değinilen hususun gözardı edilmesi doğru olmadığı gibi müşterek arsa üzerindeki iki adet binanın tamamının davalı tarafından yaptırıldığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı ve davacının zeminde 274/474 oranında paydaş olduğu gözetilerek,zemin (arsa) geliri üzerinden ecrimisil hesabı yapılması gerekirken davalı paydaşa ait iki adet bina üzerinden ecrimisile hükmedilmesi de isabetsizdir.
Kabule göre de;kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenip sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilmesi gerekirken emsal incelenmeden soyut ifadelerle düzenlenmiş ve dava tarihi olan 2013 yılında belirlenen aylık kira gelirinden geriye dönük endeks uygulanarak düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması da doğru değildir.
Taraf vekillerinin bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle,hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 15.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.