Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/11135 E. 2014/14635 K. 22.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11135
KARAR NO : 2014/14635
KARAR TARİHİ : 22.09.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/02/2014
NUMARASI : 2012/341-2014/40

Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 1094 ada 49 parsel sayılı taşınmazın S. kızı H. adına kadastro suretiyle tapuya tescil edildiği, anılan taşınmazın idaresi için Kartal 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 14.05.1998 tarih ve 1998/376-499 E.K sayılı kararı ile İstanbul Defterdarının kayyım olarak atandığı anlaşılmaktadır. Davacı, taşınmazın 180 m2’lik bölümünün 1998 yılından 2010 yılının mart ayına kadar davalı tarafından garaj ve bahçe olarak kullanıldığını ileri sürerek ecrimisil istemiyle eldeki davayı açmış, dava dilekçesinde delilleri ile tanıklarının isim ve adreslerini bildirmiş, dava dilekçesine ekli 29.12.2009 tarihli tutanakta da işgal edilen alanın 180 m2 olduğunun belirtildiği görülmüştür.
Ne var ki, mahkemece yapılan keşif sonrasında alınan teknik bilirkişinin 11.11.2013 tarihli raporunda işgal edilen alanın 158,22 m2 olduğunun belirtildiği, ecrimisil hesaplamasının da 158,22 m2’lik bölüm üzerinden yapıldığı, ancak işgal edilen bölüm yönünden 29.12.2009 tarihli tutanak ile teknik bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmediği gibi, davacının dava dilekçesinde bildirdiği tanıkların da dinlenilmeden hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Öyle ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 243. ve devamı maddeleri ile aynı Kanunun 259.maddesinde belirtilen usuller çerçevesinde tarafların tanıklarının dinlenilerek iddia ve savunma doğrultusunda delillerin tam olarak toplanılması, teknik bilirkişi raporu ile 29.12.2009 tarihli tutanakta belirtilen yüzölçüm farklılığının nereden kaynaklandığının tespit edilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere 6100 sayılı HMK’nin 27. maddesine aykırı olarak eksik araştırma ile karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 22.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.