YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11316
KARAR NO : 2014/14360
KARAR TARİHİ : 16.09.2014
MAHKEMESİ : SÜRMENE SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/04/2014
NUMARASI : 2014/86-2014/167
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu kaydında düzeltim isteğine ilişkin olup; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun(HMK) yürürlüğü zamanında açılmıştır.
Mahkemece, davanın niteliğinin, tapu kaydında düzeltim isteğine ilişkin olduğu, dava konusu paylı mülkiyet üzere olan taşınmazın malikleri adına Sürmene Kadastro Mahkemesi 1987/10 Esas -2003/2 Karar sayılı kesinleşmiş ilamına dayanılarak tapuya tescil işleminin yapıldığı; tapu maliklerinin mülkiyetlerinin kesinleşmiş mahkeme ilamına dayanması nedeniyle ancak yine aynı mahkeme tarafından HMK m.304 ve 305’de düzenlenen tashih veya tavzih yoluyla düzeltilebileceği gerekçesiyle, HMK’nın 115/ 2. maddesi uyarınca görevsizliğine, davanın usülden reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, dava dışı taşınmazlarla birlikte dava konusu .. parsel sayılı taşınmazın K. A. ve diğer paydaşları adına yapılan kadastro tespitine itiraz eden üçüncü kişilerin, kadastro tespitine itiraz davasından feragat etmeleri nedeniyle, Sürmene Kadastro Mahkemesinin 1987/10 Esas, 2003/2 Karar sayılı davanın feragat nedeniyle reddine dair verilen kararın, 22.02.2005 tarihinde kesinleştiği; davacının, dava konusu .. parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından olan mirasbırakanı annesi “K. T.’ın ” kimlik bilgilerinin tapu kaydında yanlışlıkla ” K.A. ” olarak yazıldığını ileri sürerek, tapu kaydının nüfus kaydına uygun olarak düzeltilmesi isteğiyle eldeki davayı açtığı görülmektedir.
Bu durumda, kadastro tespitine itiraz eden üçüncü kişilerin, kadastro tespitine itiraz davasında feragat etmiş olmaları nedeniyle, kadasatro mahkemesince feragat nedeniyle davanın reddine ilişkin verilen kararının kesinleşmesi üzerine tespit gibi tescile karar verilmiş olması karşısında kadasatro mahkemesinin kararıyla oluşan bir yazım hatasından söz edilemez.
Taşınmazların kadastro tespiti yada tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin adı, soyadı, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik yada hatalı işlenmesi kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur.
Bu talepler, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 1027. maddesi gereğince mahkemeye yapılırsa, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 382/(2)-ç-1 ve 383. maddeleri gereğince çekişmesiz yargı usulüne göre Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği açıktır.
Hal böyle olunca, işin esasına girilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu üzere görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir.
Davacı vekilinin temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.