YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12083
KARAR NO : 2014/15798
KARAR TARİHİ : 16.10.2014
MAHKEMESİ : NAZİLLİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/03/2014
NUMARASI : 2012/1-2014/137
Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ….raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davacılar, ortak miras bırakanları Mustafa kayden maliki olduğu 1028 ada 8 parsel sayılı taşınmazdaki 8 nolu bağımsız bölümün murisin ölümünden itibaren ikinci eşi olan davalı tarafından kullanıldığını, karşılığında hiç bir bedel ödenmediğini ileri sürerek, ecrimisil isteği ile eldeki davayı açmışlar davalı, mirasbırakandan tarlaların kaldığını ve mirasçılar arasında yapılan anlaşma uyarınca tarlaların davacılar, dava konusu taşınmazın ise tarafından kullanıldığını savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verİlmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişmeye konu mesken vasıflı 1028 ada 8 parsel sayılı taşınmazdaki 8 nolu bağımsız bölümün mirasbırakan Mustafae ait olduğu, murisin 07.12.2006 tarihinde ölümü ile ilk evliliğinden olma davacı çocukları ile dava dışı kızları Vahidide, Melihat, ve davalı olan ikinci eşi Mürüvet’in mirasçı olarak kaldıkları anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, ecrimisil kötüniyetli zilyedin malike ödemekle yükümlü olduğu bir bedeldir.
Mahkemece, davalının savunması üzerinde durulup bu husus açıklığa kavuşturulmuş değildir. Davalının savunmasını kanıtlaması halinde kötüniyetli olduğundan ve dolayısı ile ecrimisilden sorumlu olacağından sözedilemez.
Hal böyle olunca; davalının savunması üzerinde durulması, toplanan ve toplanacak delillerin birlikte değerledirilmesi, daha önce bilgisine başvurulan tanıklar tekrar çağrılarak murisin çocukları ile davalı arasında taşınmazların kullanılması konusunda bir anlaşma yapılıp yapılmadığının sorulması, böyle bir anlaşma var ise davalının kötüniyetinden söz edilemeyeceğinden davanın ret edilmesi, aksi halde; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Kabule göre de; eldeki davanın 02.01.2012 tarihinde açıldığı ve dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık 02.01.2012 ile 02.01.2007 tarihleri arasındaki dönem için ecrimisil istenildiği halde, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesine aykırı şekilde talep aşılmak suretiyle 07.12.2006 tarihinden itibaren ecrimisile hükmedilmeside isabetsizdir.
Davalının temyiz itirazları açıklanan nedenlerden ötürü yerindedir. Kabulüyle hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.