Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/12776 E. 2014/13999 K. 11.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12776
KARAR NO : 2014/13999
KARAR TARİHİ : 11.09.2014

MAHKEMESİ : SAKARYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/03/2013
NUMARASI : 2012/330-2013/70

Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi isteğine ilişkin olup, mahkemece, çekişme konusu taşınmazı davalının haksız kullandığı, bayii ile davalı arasında kira sözleşmesinin henüz kurulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu .. ada ..parsel sayılı taşınmazdaki .. nolu işyerinin kayden davacıya ait olduğu, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Davacı, kayden maliki olduğu .. ada .. parsel sayılı taşınmazdaki .. nolu iş yerini davalının haksız kullandığını ileri sürerek elatmanın önlenmesi isteğiyle eldeki davayı açmıştır.
Davalı, dava konusu taşınmazda kiracı olduğunu, bayii ile aralarında kira sözleşmesi bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Hemen belirtmek gerekir ki, dosya kapsamı ile davacının bayii olan A. T. Yapı Taahhüt Sanayi Ltd. Şti.nin 12.05.2011 tarihli kira sözleşmesi ile, .. ada .. parsel sayılı taşınmazdaki işyerini market işletmeciliği olarak kullanmak üzere 5 yıllığına davalı şirkete kiraya verdiği, taşınmazı teslim alan davalının taşınmazda bir kısım tadilat ve imalatlar yaparak taşınmazı market işletmeciliğine uygun hale getirdiği ve kullanmaya başladığı, bu arada taşınmazın 04.04.2012 tarihinde satış suretiyle davacıya temlik edildiği, davacının taşınmazı edindikten sonra 21.05.2012 tarihinde davalıya ihtar göndererek taşınmazın kullanımına son vermesini istediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının bayii ile davalı şirket arasında dava konusu taşınmaz bakımından kira ilişkisinin mevcut olduğu, anılan kira sözleşmesinin davacıyı da bağlayacağı açıktır.
Taraflar arasındaki ihtilafın, kira ilişkisi nedeniyle kira kanunu hükümlerine dayalı Sulh Hukuk Mahkemesine açılacak tahliye davası ile çözümleneceği, o davada taraflar arasındaki kira ilişkisinin durumunun tartışılması gerektiği kuşkusuzdur.

Hâl böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.
Davalının bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 11.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.