YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13224
KARAR NO : 2014/14665
KARAR TARİHİ : 23.09.2014
MAHKEMESİ : YALOVA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/05/2013
NUMARASI : 2012/614-2013/342
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava; çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Davacı; kayden maliki olduğu .. ada .. parsel sayılı taşınmaza davalıların taşkın ev yapmak sureyle müdahale ettiklerini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerinde bulunmuştur..
Mahkemece; davalıların kayden davacıya ait çaplı taşınmaza haklı ve geçerli bir neden olmaksızın taşkın inşaat yapmak suretiyle el attıklarının keşfen sabit olduğu gerekçesiyle elatmalarının önlenmesine ve muhdesatların yıkımına karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; .. ada .. parsel sayılı taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, taşkın yapıların bulunduğu .. parsel sayılı tarla cinsli taşınmazın davalılar ve dava dışı kişiler adlarına paylı mülkiyet üzere kayıtlı iken, temyiz aşamasında davalılardan S.. E..’e ait payın 01.04.2014 tarihinde Gülbahar, Şengül, Bülent ve M. E.’e geçtiği, fen bilirkişi A.K. G.tarafından düzenlenen 29.03.2013 havale tarihli ek krokili raporda .. parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan İ.. E..’e ait binanın A ile işaretlenen 11,91m2, aynı parselde bulunan ve S.. E..’e ait olan binanın C ile işaretlenen 2,85m2 ve A.. K..’ya ait binanın B ile işaretlenen 29,27m2 yüzölçümlü kesimlerinin davacı parseline taşkın olduğu, S.. E.. ve İ.. E..’e ait binaların ana nüvelerinin 1030 parselde , A.. K..’ya ait evin ana nüvesinin kadastro dışı yerde kaldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece; A.. K..’ya ait taşkın yapının ana nüvesinin kadastro dışı yerde kaldığı, haklı ve geçerli bir sebep olmaksızın anılan kişi ile davalı İ.. E..’in davacı adına kayıtlı 2056 ada 1 parsel sayılı taşınmaza taşkın bina yapmak suretiyle müdahale ettikleri belirlenerek elatmalarının önlenmesine ve A.. K..’ya ait taşkın yapının yıkımına karar verilmiş olması doğrudur. Davalılar İ.. E.. ile Ahmet Bican’ın bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine
Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince; Bilindiği üzere;elatma olgusu haksız bir eylem olup, Türk Medeni Kanununun 683. maddesi hükmünden kaynaklanan elatmanın önlenmesi davaları haksız fiil kimin tarafından gerçekleştirilmiş ise, ona karşı açılacağı, başka bir ifade ile husumetin 6100 sayılı HMK. nun 50. (1086 sayılı HUMK.’nun 38.) maddesi hükmü uyarınca eylemi yapan kişiye yöneltilmesi gerekeceği tartışmasızdır. Yargılama sırasında davalının ölümü ile onun tarafından vaki haksız fiil niteliğindeki elatmanın sona erdiğinin kabul edilmesi gerekir.
Diğer taraftan arzın mütemmim cüz’ü (bütünleyici parçası) olan muhdesatların, zeminin mülkiyetine tabi olmaları nedeniyle (TMK’nun 684. Maddesi) yıkım istekli davalarda, davanın yıkımı istenen muhdesatın ana nüvesinin üzerinde bulunduğu taşınmazın tüm maliklerine yöneltilmesi zorunludur.
Davacı, elatmanın önlenmesi isteği yanında yıkım isteğinde de bulunmuş olup, İsmail ve Sami’ye ait binaların davacı parseline taşkın olan bölümlerinin yıkımına kararı verildiği takdirde dava dışı yeni kayıt maliklerinin hukukunun olumsuz etkileneceği muhakkaktır.
O halde, 6100 sayılı HMK’nun 124. maddesinin sağladığı imkânlar da gözetilerek davada yeralmayan ..parsel sayılı taşınmazın İ.. E.. dışındaki tüm maliklerinin (G. E., Ş.E., B. E. , M. E. vd) davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması, ondan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek eksik taraf huzuru ile yazılı olduğu üzere karar verilmesi isabetsizdir.
Bunlardan ayrı davacı kendisini vekil ile temsil ettirmediği halde davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmeside doğru değildir.
Davalıların bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 23.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.