YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1339
KARAR NO : 2014/8503
KARAR TARİHİ : 24.04.2014
MAHKEMESİ : TEKİRDAĞ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/02/2009
NUMARASI : 2007/280-2009/45
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Davacı, paydaşı olduğu 16 ada 22 parselle ilgili olarak açtığı ortaklığın giderilmesi davasında verilen yetkiye istinaden aynı taşınmazda paydaş olan ve tapu sicil kaydında soyadı bulunmayan ”H. kızı A.” isminin ” H. kızı A.A.” olarak düzeltilmesi talebi ile açtığı davanın Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 04.02.2009 günlü, 2007/280 Esas, 2009/45 sayılı kararı ile kabul edildiğini ve dereceattan geçmek suretiyle kesinleştiğini, ancak hükümde anılan paydaşın soyadının ”A.” yerine sehven ”A.” olarak yazıldığını ileri sürerek, hüküm fıkrasında Ayşe’nin soyadının ”A.” olarak düzeltilmesi yönünde tavzih kararı verilmesini istemiştir.
Mahkemece, evrak üzerinde yapılan inceleme neticesinde ek kararla; hükümde ”A.” yerine zuhulen ”.” yazıldığı gerekçesi ile 04.02.2009 tarih, 2007/280 Esas, 2009/45 Karar sayılı kararın hüküm kısmında tapu maliklerinden H. kızı A.”A.” olarak yazılı bulunan soyadının nüfus kaydına göre doğru şekilde ”A.” olarak tavzihine karar verilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ”Hükmün Tashihi” başlıklı 304. maddesi (1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 459. maddesi) ile; Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebileceği hüküm altına alınmış, ne var ki aynı maddenin devamında ise; Hükmün tebliğ edilmiş olması halinde hakimin tarafları dinlemeden hatayı düzeltemeyeceği, davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebileceği düzenlenmiştir.
Somut olaya gelince; tashih talep edilen hüküm taraflara tebliğ edildiği halde, mahkemece anılan düzenleme gözardı edilerek taraflar dinlenmeden ve bu konuda kendilerine davetiye tebliğ edilmeden tashih karar verilmiş olması doğru değildir.
Hal böyle olunca; yukarıda değinilen usuli eksikliğin giderilmesi için karar bozulmalıdır.
Davalı vekilinin temyiz itirazları belirtilen nedenle yerindedir. Kabulüyle hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 24.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.