YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14758
KARAR NO : 2014/17882
KARAR TARİHİ : 19.11.2014
MAHKEMESİ : URLA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/04/2014
NUMARASI : 2014/97-2014/182
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu kaydında düzeltim istemine ilişkin olup, Mahkemece,iddianın sabit olduğu gerekçesi ile düzeltme ve tescil hükmü kurmak suretiyle davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece “…dava dilekçesinde tapu kayıt maliki Fatma ile Mehmet oğlu A..H..’ün annesi Fatma’nın aynı kişi olduğunun tespiti istenildiği halde, mahkemece tespit hükmü kurmakla yetinilmesi gerekirken HMK’nın 26. md. ve Tapu Sicil Tüzüğünün 25. maddesi göz ardı edilerek talepten fazla olacak şekilde tescile de karar verilmesi isabetsizdir.” gereğine değinilerek bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden düzeltme hükmü kurmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, bozmaya uyulmuş olmakla bozma gereklerinin aynen yerine getirilmesi zorunlu olup, bu durum usuli kazanılmış hakkın bir gereğidir.
Ne var ki, mahkemece bozma kararına uyulmasına karşın bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiğini söyleyebilme olanağı yoktur.
Şöyle ki; Davacı, Urla Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan 2010/993 E. sayılı ortaklığın giderilmesi davasında verilen yetkiye dayanarak dava konusu 591 ada 11 parsel sayılı taşınmazın paydaşı “Fatma” isminin “Mehmet oğlu A.. H..’ün annesi Fatma” olarak düzeltilmesi istemi ile eldeki davayı açmış,mahkemece “Mehmet oğlu A.. H..’ün annesi Fatma” olarak düzeltilmesine karar verilmiş ise de, 1950 yılında yangın nedeniyle Urla ilçesinde yersel yazım yapıldığı ve “Fatma”‘nın nüfusa kayıtlı olmadığı ve ölü kişinin nüfus siciline tescilinin de mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, nüfusa kaydedilmeden ölmüş veya herhangi bir nedenle nüfusta kaydı bulunmayan kişilerin tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi mümkün değil ise de, idari yoldan tapu kayıtlarında intikal yaptırılamadığından zorunlu olarak dava açılan bu gibi durumlarda, tapu malikinin davacının iddia ettiği kişi ile aynı kişi olduğunun ispatlanması halinde “çoğun içerisinde az da vardır” kuralı gereğince bu yönde bir “tespit kararı” verilmesi gerekmektedir.
Hal böyle olunca, davacının iddia ettiği kişinin nüfusta kayıtlı olmadığı saptandığından “tapuda paydaş “Fatma” ile davacının iddia ettiği “Mehmet oğlu A.. H..’ün annesi Fatma”‘nın aynı kişi olduğunun tespitine” şeklinde bir tespit hükmü kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ve bozma ilamına aykırı biçimde tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesine karar verilmesi doğru değildir.
Davalı vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.